Archive for Aralık, 2009

Google Groovle.Com’u Alamadı…

Internet arama devi Google, Groovle.com adlı bir arama motorunun sahibi olan şirkete karşı açtığı davayı kaybetti.

Google, 207 Media adlı Kanadalı firmanın kullanıdığı alan adının kendi markasına çok benzer olduğunu savunuyordu.

Ancak, Ulusal Tahkim Forumu yaptığı incelemede bu sonuca varmadı.

Google, açtığı davada 207 Media’nın alan adını kendisine devretmesini istemişti.

Fakat, davaya bakan yargıçlar, ‘Groovle’ adının Google’ı çağrıştırmadığını ve Google’dan ziyade başka sözcüklere yakın olduğu sonucuna vardı.

Mahmekenin yargıçları, Google’ın, Kanadalı firmanın alan adını ‘kötü niyetle’ satın aldığı yolundaki iddialarını ise ele değerlendirme kapsamına almadı.

Groovle.com alan adını kullanan şirket, sayfayı Google’dan herhangi bir şikayet almadan iki buçuk yıl boyunca kullandıklarını söylüyor.

Arkasında Google’ın teknolojisi bulunan şirket, kullanıcılarına kendi isteklerine göre şekillendirebilecekleri bir Internet açılış sayfası oluşturma imkanı tanıyor.

Davayı ele alan, Ulusal Tahkim Forumu, Internet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu tarafından alan adları konusundaki tartışmaları çözmek için görevlendirilen bir kuruluş.

Dava, Google’ın bugüne kadar ki 65 şikayeti arasında kaybettiği ikinci dava oldu.

2004 yılında da froogles.com adlı Internet sayfasının sahibi Richard Wolfe, tahkim forumunu, sitesinin Google.com ile karıştırılamayacağı konusunda ikna etmeyi başarmıştı.

Zeytinyağlı Türlü

Bugünden itibaren arasıra yemek tariflerini de paylaşmaya çalışmaya çalışacam…Bugün zeytinyağlı türlüyü öğrenelim… Ben yaptım öğrendim.Zehirlenmedim.Sizde yapıp yiyebilirsiniz. Kendi ellerinizle yapınca hazır yemekten daha iyi oluyor :) )) Ben bile yaptım o zaman herkes yapabilir. Walla sende yapabilirsin. Evet sEN!!

Şimdi gelelim yemeğimize…turlu
———–
Yarım kilo taze fasulye
2 adet patlıcan
1 çay bardağı zeytinyağı
2 soğan
2 domates
1 adet kabak (olmasada olur)
1 bardak su
Biraz tuz
————-

Fasulyeleri ikiye bölün. Patlıcan soyup irice doğrayın. Zeytinyağını tencereye alın ve hafif kızdırın.

Doğranmış soğanları ekleyip hafif kavurun. Küçük doğranmış domatesleri katıp pişirin.

Ve en altta fasulyeler kalacak şekilde diğer sebzeleri sıra ile ilave edin.

Üzerine tuz ve 1 bardak su koyup önce kuvvetli sonra kısık ateşte sebzeler suyunu çekene kadar pişirin. Soğuduktan sonra servis yapın.

Facebook paralı mı oluyor?

facebook133.000 üyeli Facebook grubu Facebook paralı olmasın diyor! Peki bu grubun porno ile ne ilgisi var?

133,000 üyesi olan Facebook grubu aslında büyük bir dolandırıcılık eseri.

WE’RE AGAINST THE 4.99 A MONTH CHARGE FOR FACEBOOK FROM JUNE 30TH 2010″ isimli grubunun adı “30 Haziran 2010′da uygulanacak olan aylık 4.99 dolarlık Facebook ücretine karşıyız” anlamına geliyor.

Ortada böyle bir şey yok, Facebook paralı olmuyor; ama anlaşılan bu grup, haberleri takip etmeyen, dikkatsiz kullanıcılardan 133.000 kadarını kandırmayı başarmış. Ortada hiçbir şey yokken Facebook üzerindeki bir grup ismine inanarak tepki konulması ve bu derece büyük bir katılım sağlanması gerçekten inanılmaz.

Bu sayfa sadece kullanıcıları kandırmakla kalmıyor, zararlı yazılım ve pornoyla dolu bir sayfaya yönlendirme yapıyor. Bu sayfayı açar açmaz 25 kadar zararlı yazılım, kullanıcının sabit diskine yollanıyor.

Facebook hakkında şikayet yağmuru!

Facebook‘un bu grubu ortadan kaldırması bekleniyor. Ancak Facebook’un bu derece yaygınlaşan bir grubu takip etmemesi ve yanlış bilgiyle ilgili bir açıklama yapmaması da şaşırtıcı.

Forum kullanıcıları Facebook’un yapılan ihbarlarla ilgili işlem yapmamasından da şikayetçi. Sahte hesaplar uyarılara karşın bir türlü silinmiyor, gruplar kaldırılmıyor ve genel olarak bir geri dönüş olmuyor. Bu olaylar Facebook’un 350 milyonu aşkın kullanıcısına gerçekten hizmet edip edemediğinin sorgulanmasına sebep oluyor.

Facebook bu tür olaylara hızla müdahale etmeye başlamazsa benzer dolandırıcılık metotları önüne geçilemez bir yaygınlık kazanmaya başlayabilir. Tehlike çok büyük; eğer bu gruba katılan bir tanıdığınız varsa, acilen anti-virüs ve zararlı yazılım taraması yapması ve gruptan çıkması gerekiyor.

Yepyeni Bir Yıl 2010

2010Bilirsiniz; genellikle bayramlarda ya da çeşitli özel günlerde birçok kişi, sevdiklerine toplu mesaj gönderir. Bu işlemden oldum olası gıcık kapmışımdır çünkü atılan mesaj, sadece size değil de sizinle birlikte belki onlarca kişiye gittiğinden, kendinizi “özel” değil de “sıradan” bir arkadaş olarak görürsünüz. Bu gıcık kaptığım toplu mesaj gönderme işini, hayatımda ilk kez bugün ben de yaptım. Neden yaptığımı ya da nerden estiğini bilmiyorum ama aynen şöyle yazdım:
“2010, öyle bir yıl olsun ki; 2009′deki tüm olumsuzlukları bize unutturabilsin. Hayallerimizin gerçekleşeceği bir yıl dileğiyle… Süleyman!”

Yukarıdaki mesajımı farz edin ki, bu satırları okuyan herkese atmışım. Yani sana da atmışım. Evet sen!

Kib Öpt By!

Emo olmak – èM0 0LMaqh

emo-kiz-41Bir garip insanlar var emo dedikleri. Kendileri hakkında çok da bir bilgim yok ancak, gerek internette gerekse orda burda gördüğüm emolarla ilgili birkaç şey demek istiyorum. Tahlil etmeye çalışalım cühela halimizle.

Öncelikle internette gördüğünüz ya da MSN vasıtasıyla sohbet ettiğiniz emocular varsa; bilirsiniz ki, onlar için fotoğraf çok önemlidir. Çektirdikleri fotoğraflar bir bakıma “emo” olduklarının kanıtı gibidir. O nedenle fotoğraf çekilirlerken, en usta fotoğraf sanatçısına taş çıkarak cinsten ayrıntılara dikkat ederler. Onlar için açılar çok önemlidir.

Fotoğraf makinası, sağ elle tutulur. 45 derecelik bir açı ile, üst kısımdan vaziyet yakalanır ve flaşa basılır. Ne oldu? Hiç bir skime benzemedi değil mi resim? Çünkü bir ayrıntıyı unuttuk. Gözler… Yeniden 45 derecelik açıyı yakalayın ama bu sefer gözler de yukarı bakar vaziyette olmalıdır. O kıvamı yakaladıysanız, artık siz de bir emosunuz. j0qh şèqhèrshiNiz :)

Biz normal insanlar, onları görünce garipseriz. “Ne olmuş lan bunlara?” deyiveririz, bir anlamda onları yadırgarız. Ülkemizdeki emomsu tipler, bu yadırgamaları sonuna kadar hakediyorlar çünkü “emo” nedir anlamını bile bilmiyorlar. Yani en azından büyük kısmı böyle. Dünyada ise emolar, en asil duygunun insanlarıdır aslında, bileniniz yok :)

Emotional rockçılar (emolar), reklama karşılar. Yani dünyada reklamı yapılan müziğin gerçek duyguları yansıtamadığını görüşündeler.

Hem enerjik hem de duygusal olmak zorundalar. Duygusallık ise uç boyutlarda. Yani bunlar, duygusal olunca “skerim lan böyle hayatı!” triplerine girip, kendi köşelerine çekiliyorlar. Bir ağlarlar ki susturamazsınız.

Ah saçları vardı bir de bunların. Nasıl unuttum? Ya kıpkırmızı ya siyah; bir ihtimal siyah üzerine kırmızı gölgeler. Saçları tek gözü kapatacak şekilde fönlerler ki; bu fönleme olayı emo olmanın en nadide belirtisidir. Saçları olmayan bir herifin emo olma ihtimali yoktur efendim.

Göz etrafına kalın bir makyaj yapmak şarttır. Seks hayatları da hızlı olmak zorundaymış emoların, bu da çok önemli yani. Olaya bak, bizim çakma emolar aklıma geldi. Ahaha… Converse ayakkabı olmazsa olmaz. Bu hayvanatlar intihara da yatkınlar, aman dikkat!

Çevrenizde emolar artıyorsa, popülasyonuna engel olun bence. Görüntümüzü bozmuyorlar mı? Ancak “Sayılarının artmasını engelleyeceğim, artık üremeyecekler” deyip de “Alaalaalaalaah” nidalarıyla onlara saldırmayın. Sizin o halinizi görüp, birden aşırı duygusallaşıp, hayatlarına son verebilirler. Çok kırılganlar bunlar ya. :( Canlarım benim.

Şaka bir yana, emolar ülkemizde yeni yeni ortaya çıkan ancak dünyada 40 yıllık, hatta daha eskilere dayanan bir altkültürün ürünü. Nitekim punk müziğin doğuşuyle amoların doğuşunu bir tutabiliriz sanırım. Amo dedim ya 40 yıllık emoya. :) Dinledikleri müzik tarzından adlarını alan emolar, her ne kadar garip insanlar olarak görülse de; en nihayetinde insan olduklarını unutmayalım, yolda yanımızdan geçerlerken “Tipini sktiğimine bak hele” diye garip tepkiler vermeyin. Cidden kırılırlar, tek gözle bakıyorlar zaten hayata.

Söylemeden edemeyeceğim ki; bu emo kızlar, erkekler tarafından çok çekici bulnuyormuş. Ben araştırmaların yalancısıyım. Sevgi ve saygı! 45 dereceyi unutma!

Hepimiz emoyuz, hepimiz bunalımdayız!

Kib Öpt By!