Bloguma girip 24 kategori‘deki 445 makale’ye yazdıkları 418 yorum için ziyaretçilerime tek tek teşekkür ederim :)

Blog > 02.Kişisel > Değişmeyen tek şey, ben değilim!
Ara
7
2009

Değişmeyen tek şey, ben değilim!

Okunma Sayısı 361 Kez Okundu

Ara sıra internette yapacak bir şey bulamıyorum. Eski yazılarımı okuyorum. Bundan 1 ya da bir buçuk yıl kadar önceki yazılarım işte. “Ulan ne kadar saçma düşünüyormuşum meğer.” deyiveriyorum ve şimdi huzurlarınızda bu konuya açıklık getirmek istiyorum.

İnsanın fikirleri, 1 yıl içerisinde büyük ölçüde değişir mi? Değişen fikirler, zayıf bir kişiliğin belirtisi midir? Ya da fikirleri değişen insanın, kişiliği henüz oturmamış mıdır? Yoksa çok şey mi görmüştür ki bu kişi, fikirleri değişmiştir (Bu nasıl bir cümle lan)? İşte bu tip soruları, kendi kendime sormam gerekti. Sordum. Hatta, kendime cesurca cevaplar verdim. Sadece cesur cevaplar vermem ben bilirsiniz, soyundum ve sizler için cesur pozlar da verdim:) Olum sayfayı kapatmayın lan, poz moz vermedim, şaka yaptım. Devam ediyorum:)

Öncelikle Herakleitos’a hak vermemek elde değil. Değişmemek olanaksız. Herkes değişiyor, her şey değişiyor. Bu değişim kimi zaman uzun kimi zaman kısa zaman dilimlerinde gerçekleşiyor. Bu yaşlarımda, bendeki değişimler genellikle kısa zaman dilimlerinde oluyor. 1 yıl önce, herhangi bir konu hakkında yazdıklarıma, şimdi okuyunca gülüyorum. Kendime küfürler ediyorum. Tabi kendime etmişken, sevmediğim kişilere de küfür etmeyi ihmal etmiyorum. Toptan fiyatına perakende küfür.

Mesela 14-15 ay önceki güncel konulara çok yüzeysel bakmışım. İlkokul 4. sınıfı bitirip yaz tatiline girmiş bir çocuk bile benim gibi yazabilirmiş diyorum. Hatta bazı yazılarımı silsem mi diye düşünüyorum, sonra arkamdan ağlarlar diye silmiyorum.

Son aylarda eskisi gibi bol küfürler de etmek istemiyorum. Küfürlü yazılarım ile ilgili bolca eleştiri gelmişti, hiçbirini dikkate almamıştım, hatta eleştirenlere bile içten içe küfür etmiştim ama gelin görün ki, son aylarda bu tutumum da değişiyor işte. Terbiyeli, ahlaklı birisi olmaya başlıyorum. Yazılarımda “a. koyayım” ya da “siktir git” sözcüklerini kullanınca elime ne geçiyor diye soruyorum. Bakın yine sordum.

Sakın benim eski yazılarımdan bir örnek gösterip “Sevgili Paşam, bu tarihte şu şekilde yazmışsınız, hala aynı fikirde misiniz?” diye sormayın. Beni geçmişimle değil, bugünümle yargılayın. Mesela yukarıdaki soru yerine “Lan Paşa, şu mesele hakkında ne düşünüyorsun yarrraam?” deseniz, daha çok saygı gösteririm size. Yeter ki geçmişime takılmayın. Ayrıca bir Madagaskar atasözü der ki: “Geçmişinize takılanlara, siz de takın.” Garip insanlarmış bu Madagaskarlılar.

Haa eskiden yazıp da halihazırda savunduğum fikirlerim var mı? Tabii var. Hatta radikalleştiğim konular da var pekala. “E hangileri bunlar, nerden bileceğiz ki?” diye sormayın. Nitekim bilince ne olacak ki?

Ya yukarıdaki paragraf ile birlikte koca bir yazının anlamı kalmadı gibi oldu değil mi? Evet farkındayım. Demek ki neymiş, bu yazı anlamsızmış. Boşu boşuna bu kadar okumuşsunuz. Bu yazıdan çıkaracağımız sonuç için Madagaskarlılar yine harika bir söz söylemiş, taa eski zamanlarda: “Biz bir şey söylemedik hacı, ne bizi bulaştırıyorsun?.” Ulan dedim ya ne garip adamlar bu Madagaskarlılar.


Unutmayın göte giren şemsiye açılmaz! (Ne alakaysa… bilgisayardaki karabasan programından kalmış aklımda galiba:/ )

Kib Öpt By!

Yazar Hakkında: Süleyman

Bekleme yapmayın! 'Aşk'ını alan 'acı'ya doğru ilerlesin...

Bu Konuya Bir Yorum Yap