Posts Tagged ‘absinth içkisi’

İçki ve beyin

sarhosNormal olarak bir insan beyninde, milyarlarca sinir hücresi (nöron) bulunur.Bu hücrelerin bir özelliği doğumdan sonra, ölüme kadar sayılarının sabit kalması. Yani sinir hücreleri doğumdan sonra sayıca çoğalmazlar.İşte burda bahsettiğim gibi, alkol göz yuvalarındaki kılcal damarları tıkayıp hücrelerde ölüme sebep olduğu gibi, beyinde de aynı neticeye sebep  oluyor. İlk kadeh içkiyi içen şahısta dahi alkol beyinde bazı kılcal damarlarda tıkanmaya, dolayısı ile de birkaç bin sinir hücresinin oksijensizlikten ölümüne yol açıyor.Bu içki alışkanlığı devam ederse beyinde telâfisi kesinlikle mümkün olmayan milyonlarca sinir hücresinin ölümüne yol açacaktır. Alkoliklerdeki belirtilen beyin hasarından dolayı, beyinle alakalı bütün fonksiyonlarda gerileme ve hasar vardır. Daha önce normal olan şahıslarda, içkiden ileri gelen beyin hasarından sonra öğrenme,  anlama,  kavrama,  hafıza , problem çözme, tecrit yani ayırt etme, dikkat, ileriye dönük plan yapma v.s. gibi insanın insan olma özellikleri  diyebileceğimiz beyinle alakalı bütün faaliyetlerde aksama,  gerileme ve kayıp söz konusu olur. Beyinde nöron diye adlandırılan sinir hücrelerinden başka, nöronların desteklenmesinde, beslenmesinde vasıta  olan ve gliya hücreleri diye adlandırdığımız ikinci bir hücre grubu daha vardır. Alkol kullanan şahısta, sinir hücrelerinden  başka, bu destekleyici gliya hücreleri de ölürler, dejenere olurlar.

Absinthe; Yeşil Peri

absinthe_cd_cover_by_edlynBugün biraz farklı bir konudan bahsedeyim. Başlığı okuyanlar, merak etmiştir haliyle. “Nedir acaba bu Absinthe?” diye. Bilmeyenler için kısaca söylüyorum: Absinthe, alkol oranı çok yüksek olan sert bir içkidir. Pelinden imal edilen bu içkiyi neden tanıtma gereği duydum? İnanın ben de bilmiyorum. Kendisi hakkındaki efsanelerdir belki de dikkatimi çeken.

Absinthe’in belli başlı çeşitleri var. Bu çeşitler içerisinde en çok dikkat çekeni şüphesiz ki yeşil renkte olanı. Zaten Absinthe’i bu kadar meşhur kılan özelliği de zümrüt yeşili olması. Hatta direkt “Yeşil peri” olarak da çağrılıyor bu içki. Zaten birçok tanıtım fotoğrafında, yanında bir pericik de görürsünüz ki çok sevimlidir bu peri. Şimdi gelelim Absinthe’in acayip ve efsaneni etkilerine.

Vincent Van Gogh’u bilirsiniz. Dünyanın en ünlü ressamlarından birisidir kendisi. Bu abimizin kulağını kesip zarfa koyduğunu; zarfı da sevgilisine gönderdiğini de bilenleriniz vardır. İşte Van Gogh’un kulağını kesmesine neden olan “şey”in bu içki olduğu söylenmekte. Yani Absinthe içen Gogh abimizin kafası güzel oluyor ve o kafayla kulağını kesip sevgilisine gönderebiliyor.

1800′lü yılların sonlarındai özellikle de Fransız sanatçı ve entelektüeller, birçok eserini meydana getirirken, bu içkiden faydalanmış. Yani kısacası, bu Absinthe’i içenlere bir şeyler olmuş, ilham gelmiş, yaratıcılıkları en üst seviyeye çıkmış ve başlamışlar üretmeye. Örneğin Ernest Hemingway, “Çanlar kimin için çalıyor?” isimli eserini yazarken, ne içiyormuş dersiniz? Tabii ki Absinthe.

Sadece Absinthe’i anlatmak üzere kitaplar bile yazılmış. Bettina J. Wittels ve Robert Hermesch’in yazdığı “Absinthe Sip of Seduction” bu kitaplardan birisi. Söz konusu kitapta, Absinthe’in nasıl üretildiğinden nasıl içilmesi gerektiğine, hangi ülkelerde yasak olduğundan sanat üzerindeki etkilerine kadar birçok konuda bilgi veriliyormuş.

Absinthe ile ilgili birçok ünlü grup ve sanatçı şarkılar üretmiş, birçok ressam tablolar yapmıştır. Örnek yine verelim. Picasso’nun çizdiği ve tek başına kederli bir halde Absinthe içen bir adamı tasvir ettiği, “The Absinthe Drinker” tablosu, en bilinen örneklerden birisi. Ayrıca Edouard Manet ve Edgar Degas’ın da yine aynı isimde tabloları varmış.

Türkiye’de henüz satışına tam olarak izin verilmemiş olan bu içki, birçok Avrupa ülkesinde de yasaklı. Bu içkinin etkisi çok fazla olduğundan ve az miktarda bile içenin varsanılar gördüğünden, bu yasaklar konulbuy-absintheuyormuş. Durum öyle bir hal almış ki, 1900′lü yılların ortalarına doğru, Absinthe ile Mücadele dernekleri” bile kurulmuş desem inanın.

Absinthe içenler, durumu o kadar abartmış ve bu içkiye o denli bağlanmışlar ki; Absinthism akımından filan bahseder olmuşlar ciddi olarak. Hiç o konuya değinmeyeyim.

Ben de bu pahalı ve bol alkol oranlı içeceği, bir kez de olsa tatmak istiyorum. Güzel olurdu be hani.

Mesela düşünün, ayık kafayla burada harika yazılar çıkarıyorum. Birçoğunuz yazılarımı okurken “Ulan ibneye bak hele süper yazmış yaa” diye içinizden söyleniyorsunuz. Beni öve öve bitiremiyorsunuz… Ya bir de Absinthe içmiş bir vaziyette buraya bir şeyler yazsam? Ressamlar tablolarını, şairler şiirlerini, yazarlar romanlarını Absinthe içerken ortaya koymuş. Onlar koymuşsa ben de koyarım! Vallahi bak!

Kib Öpt By!