Posts Tagged ‘alkol’

Yanlızmıyım Neyim?

262İnsan kendini neden yalnız hisseder? Hiç arkadaşı olmayan insan mı “yalnız”dır sadece? Ya da “yalnızlık” çokluk içerisinde yokluk çekmek midir? Aslında değinmek istediğim konu da tam olarak bu. Bazı insanların etrafında onlarca hatta yüzlerce arkadaşı vardır ancak yine de kendini yapayalnız hisseder. Hatta bu arkadaşları arasında “dost” olanları da vardır, bütün sırlarını paylaşırsın, “sen benim biricik dostumsun” dersin ama öyle bir an gelir ki “sen benim dostumsan, neden böyle yaptın?” dersin. İşte o zaman aslında gerçekten “yapayalnız” olduğunu hissedersin.

Bu durumun en belirgin özelliklerini sanırım şu an ben yaşıyorum. Çevreme bakıyorum da gerçekten onlarca arkadaşım var, hemen hemen hepsiyle de belli bir samimiyetim var ama yetmiyor işte, yetmiyor. Mutlaka bir yerde bu arkadaşlarınla ayrılıyorsun. Fikirlerde ya da davranışlarda farklılık olabilir ancak bu farklılık senin fikirlerin ve davranışlarının tam zıttı yöndeyse, işte o zaman karamsarlaşıyorsun, kendini gerçekten yalnız hissediyorsun.

Bu durumun sebepleri hakkında çokca söyleyeceklerim var ancak ilk aklıma gelen “düzen” Bu düzen, bizim birbirimizden soğumamızı, birlikte olmamamızı istiyor. Bu birlikteliği istemeyeşinin en büyük nedeni de sanırım “insanların örgütlenme olasılığı” Kendimi her yalnız hissettiğimde ilk aklıma bu düzenin çekiciliği geliyor. Evet, sanırım arkadaşlarım düzenin çarklarına kendilerini kaptırıyor ve benim “düzene karşı olan direngenliğim” kendimi arkadaşlarımdan soğutuyor.

Arkadaşlarımın, “gel şöyle yapalım, gel böyle yapalım” deyişleri artık bana çekici gelmiyor, onlarla birlikte zaman geçirmek istemiyorum hatta gün oluyor ki birçok kişiden iğreniyorum, “nasıl böyle davranabiliyorlar?” diyorum. Bizim ailemizden aldığımız “Hatay Kültürü” bu muydu diyorum? Bazen öyle kurcalıyorum ki bu durumu ailelerde bile suç bulmuyor değilim. Belki de biz hiç Hatay Kültürü almamışızdır, kim bilir?

Varlık içerisinde yokluk = onlarca arkadaş içerisinde bile yalnızlık

Evet, aslında konunun aslı tam olarak bu. Benim sanırım yaşadığım da bu. Konuyu özetleyen eşitleme de bu. Bir önceki yazımda “sessizlik” sevdamı dile getirmiştim. Aslında şu an bahsettiğim konuyu dünkü konumla da ilişkilendirebiliriz. Alkol alırken bile “sessiz bir ortam”ı ya da “deniz kenarını” o da olmadı “piknik alanı”nı, barlara ya da müzikli ortamlara tercih etmemin sebebi bence tamamiyle kültür meselesi. Yani tamamiyle olmasa da kesinlikle alakalı. Mesela “bar” deyince kimin aklına temiz bir kültür geliyor ki?

Sahi, bazen düşünüyorum da benim gibi düşünen ne kadar az kişi var, ya da benim gibi düşünenler ne kadar azalıyor. Belki de ben kitleden kopuyorumdur, yani sorun onlarda değil de bendedir. Sanırım 2. şık, bu yazıyı okuyanlara daha yakın gelecektir. “Süleyman sorun bizde değil de sende” diyen arkadaşlarımı duyar gibiyim.

Alkol hapı üretildi

Geliştirilen bir yöntem sayesinde artık insanlar içki içmeden sarhoş olabilecekler.

Evgeny Moskalev adlı bilim adamının geliştirdiği bir yöntem sayesinde artık insanlar içki içmeden sarhoş olabilecekler.

Evgeny Moskalev adlı Rus bilimadamının geliştirdiği yöntem sayesinde artık içki içmeden sarhoş olunabilecek. Moskalev’in ürettiği alkol hapı, alkolün özel bir teknikle toz haline dönüştürülmesiyle elde ediliyor. Moskalev “Sıvıları toz haline dönüştüren bu teknolojiyle, bütün sıvıları kapsül haline getirebileceğiz.” dedi.

Bilimadamı şu ana kadar toz haline dönüştürdükleri en yüksek alkol seviyesinin yüzde 96 olduğunu söyledi. Bu yöntemle viski, konyak, bira ve şarap gibi birçok alkollü içeceğin hapı yapılabilecek..

İçki ve beyin

sarhosNormal olarak bir insan beyninde, milyarlarca sinir hücresi (nöron) bulunur.Bu hücrelerin bir özelliği doğumdan sonra, ölüme kadar sayılarının sabit kalması. Yani sinir hücreleri doğumdan sonra sayıca çoğalmazlar.İşte burda bahsettiğim gibi, alkol göz yuvalarındaki kılcal damarları tıkayıp hücrelerde ölüme sebep olduğu gibi, beyinde de aynı neticeye sebep  oluyor. İlk kadeh içkiyi içen şahısta dahi alkol beyinde bazı kılcal damarlarda tıkanmaya, dolayısı ile de birkaç bin sinir hücresinin oksijensizlikten ölümüne yol açıyor.Bu içki alışkanlığı devam ederse beyinde telâfisi kesinlikle mümkün olmayan milyonlarca sinir hücresinin ölümüne yol açacaktır. Alkoliklerdeki belirtilen beyin hasarından dolayı, beyinle alakalı bütün fonksiyonlarda gerileme ve hasar vardır. Daha önce normal olan şahıslarda, içkiden ileri gelen beyin hasarından sonra öğrenme,  anlama,  kavrama,  hafıza , problem çözme, tecrit yani ayırt etme, dikkat, ileriye dönük plan yapma v.s. gibi insanın insan olma özellikleri  diyebileceğimiz beyinle alakalı bütün faaliyetlerde aksama,  gerileme ve kayıp söz konusu olur. Beyinde nöron diye adlandırılan sinir hücrelerinden başka, nöronların desteklenmesinde, beslenmesinde vasıta  olan ve gliya hücreleri diye adlandırdığımız ikinci bir hücre grubu daha vardır. Alkol kullanan şahısta, sinir hücrelerinden  başka, bu destekleyici gliya hücreleri de ölürler, dejenere olurlar.

Gebelikte Sigara Ve Alkol

sigaraGebelikte Sigara:Gebelikten önce, gebelik sırasında ve sonrasında sigara içmeniz sadece sizin sağlığınız değil aynı zamanda bebeğinizin sağlığını da riske etmektedir. Her nefeste size ve bebeğe zararlı olan nikotin, katran ve karbonmonoksit gibi zararlı maddelere maruz kalmaktasınız. Karbonmonoksit anne kanında taşınarak bebeğe ulaşır ve fetusa ulaşan oksijen miktarını azaltır. Nikotin çocuk eşini(plesenta) geçerek kan damarlarının kasılmasına ve bebeğe daha az oksijen ve besin gitmesine neden olur.Bebek doğduktan sonra siz veya eşiniz bebeğin bulunduğu ortamda sigara içerseniz bebeğiniz sigaranın zararlı etkilerine maruz kalacaktır. Sigara içilmesi normal bir gebeliğin yaşanmasını zorlaştırır. Eğer sigara içerseniz gebelikte vaginal kanamayı daha sık yaşayabilirsiniz. Aynı zamanda dış gebelik,düşük,ölü doğum ve erken doğum riskleri artacaktır. Çocuk eşinin rahime tutunduğu yerde sorunlar yaşanabilir.Düşük doğum ağırlıklı bir bebek sahibi olma olasılığı artar.Düşük doğum ağırlıklı bebeklerin erken dogma sansları daha yüksektir.

Ani bebek ölümü sendromu sigara içen annelerin bebeklerinde 2 kat daha fazladır.Sigarayı ne kadar erken bırakırsanız bebeğiniz için o kadar daha iyi olur.Eğer bırakamıyorsanız mümkün olduğunca az içmelisiniz.Siz sigara içmezseniz de başkalarının sigara dumanı siz ve bebeginize zarar verebilir.Bu yüzden bebeğinizin sağlığı,için pasif içiciliğin daha zararlı olduğunun saptandığı bu günlerde sigara içen insan ve ortamlardan uzak durunuz.

Gebelikte Alkol:

AlkolAlkol kullanılması ile alkolün kötü kullanımı arasında fark vardır. Bazı insanlar günde bir-iki kadeh içerler;bu alkol kullanımıdır. Bazıları ise hergün ve alem yaparak içmektedirler; bu alkolün kötü kullanımıdır. Alkol kullanımını alkolün kötü kullanımdan ayıracak alkol miktarı açıklık kazanmamıştır.Alkol kalp atışları ve solunum gibi vücut fonksiyonlarını yavaşlatmaktadır. Gebe bir kadın alkol aldığında alkol kan yolu ile bebeğe ulaşmaktadır. Bebeğe ulaşan alkol anne kanındaki alkol seviyesi ile aynıdır. Gebe kadın gebeliği sırasında aşırı alkol alırsa, almayana göre düşük yapma olasılığı artar.Gebelikte ne kadar çok alkol alınırsa risk o kadar artar. Risk gebeliğin erken döneminde en fazladır. Gebeliğinde alkol alan annelerin bebeklerinde fetüs alkol sendromu denilen fizik, zeka ve davranış bozukluklarını içeren birtakım hastalıklar görülmüştür. Bu sendrom bebeklerde gözlenen zeka geriliğinin en önemli nedenlerindendir. Fetüs alkol sendromlu (FAS) bebekler ,normal bebeklere göre daha kısa boylu ve kiloları daha düşük olmaktadır.Özel bakım sağlansa bile iyi gelişememektedirler. Kafaları küçük olup,yüz,kafa eklemleri,kol ve bacaklarda anormallikler gözlenir. Kalp bozuklukları ve hareketlerin kontrol edilememesi de görülmektedir. Çoğu geri zekalı olup hiperaktivite,aşırısinirlilik ve dikkat zayıflığı gibi birçok davranış bozuklukları gözlenmektedir.Bazı bebeklerde birden çok bozukluk bulunur. Beraberinde sigara, başka ilaçlarının kullanımı, kötü beslenme ve stres gibi faktörler FAS oluşumunda önemli rol oynamaktadır.Muhtemelen alkol bütün vakalarda ortak maddedir. Diğer faktörler tek başına bu sendroma neden olmazlar. Ne kadar alkolün fetusü riske soktuğunu bilmek zordur. Her fetus farklı düzeyde etkilenmektedir. Eğer bir kerede yüksek dozda alkol almıyorsanız ve kendinizi hafif içici kabul ediyorsanız en iyisi alkolü bırakmanızdır. Alkolü bırakmanız sağlıklı ve normal bir bebeğe sahip olmanız için hayat tarzınızda yapacağınız olumlu değişikliklerden birisidir. Ama yine de çok keyifli akşamlarda(sık olmamak koşulu ile) 1-2 bardak şarap içmenizde büyük bir sakınca yoktur.