Posts Tagged ‘Amerika’

Bunları Biliyor musunuz?

Ortalama bir insanda 30bin ila 100bin adet saç teli vardır.Hergün yaklaşık 100 tanesi dökülür.
İnsan vücudunun  her 7 yılda ölen hücrelerin yerine yenisi gelerek tamamen yenileniyor.
Amerikan halkının %60ının ülkelerini dünya haritasında bulamıyor.
Dünyaya her yıl düşen yağış miktarı eşittir.
Beşiştaş kulübünün kuluşundaki Kırmızı-Beyaz renkler, Balkan savaşındaki mağlubiyetten sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirildi.

Beyin gücüyle ekrana harf yazdılar

ABD’deki Mayo Clinic’te gerçekleştirilen deneyde beyin dalgalarıyla harflerin ekranda görünmesi sağlandı

ABD’NİN Florida eyaletininde bulunan Mayo Clinic Jacksonville kampüsü sinirbilim uzmanları, beyin dalgalarını kullanarak bilgisayar ekranında yazı yazmanın mümkün olduğunu ispatladı. Deney için, elektrokortikografi (elektrotların direkt beyin kabuğuna yerleştirilmesi ile uygulanan elektrik potansiyellerinin kaydedilmesi tekniği) yardımıyla beyin aktiviteleri gözlemlenen iki epilepsili hasta bir araya getirildi. Birer bilgisayar monitörünün karşısına oturtulan hastalardan, ekranda gözüken ve sadece rakamlar ile harflerden oluşan karakter setine bakmaları istendi.

BÖYLECE hastaların zihinlerinde bir harfe teker teker odaklanarak, o harfin bilgisayar ekranında gözükmesi sağlandı. Amerikan Epilepsi Derneği’nin 2009 yıllık toplantısında sunulan bulgular, bilim çevrelerinde heyecana neden oldu. Araştırmayı yöneten nörolog Jerry Shih, tekniğin geliştirildiği takdirde ilerde protez kol ve bacak kullananların hayatının oldukça kolaylaşacağını belirtti.  Ulusal Bilim Kurumu tarafından finanse edilen çalışma, halen sürüyor.

Dünyanın en büyük fotoğrafı!

10-15 megapiksellik dijital kameraların yaygın olduğu bu dönemde, 17 gigapiksellik bu fotoğrafı incelemek ister misiniz?

Dijital fotoğraf makineniz kaç megapiksel? Peki ya cep telefonunuz kaç megapiksel? Piyasada bulunabilecek ve son kullanıcıya hitap eden D-SLR makinelerin efektif megapiksel sayısı 10-15 megapiksel arası değişiyorken, sizce en büyük fotoğraf kaç megapiksel olabilir? Cevap veriyoruz: 15 megapiksellik kameralardan tam 1000 kat daha büyük fotoğraf mevcut!

Amerika Birleşik Devletleri‘nde bulunan Yosemite Ulusal Parkı, dünyanın en büyük fotoğrafının çekildiği yer olma özelliğini taşıyor. Parkın, Glacier noktasından 2008 senesinde çekilen bu fotoğraf, tam tamına 17 gigapiksele sahip. Bu, tam olarak 17000 megapiksel yapıyor. Yani 5 megapiksellik bir cep telefonunun tam 3400 katı büyüklüğünde. Fotoğrafı çeken kişi ise Gerard B. Maynard adlı New York‘lu bir fotoğrafçı.

Fotoğrafın özelliklerinden bahsedelim biraz. Çözünürlüğü tam 214.414 x 80.571 değerinde ve üzerinde 17.275.550.394 adet (17 milyar küsur) piksel bulunuyor. Orijinal boyutu (ham hali) ise, sıkı durun: 96.5 GB! Dolayısıyla fotoğrafı ham haliyle indirmeyi kimse istemez. Ev bilgisayarlarıyla bu fotoğrafı açmak da pek akıl karı değil. Dolayısıyla fotoğraf için ayrı bir site açılmış ve sitedeki arabirimden, dilediğiniz noktaya zoom yapabilmek mümkün.

Teknik Özellikler ve Site

Fotoğrafın RAW dönüştürmesi Nikon Capture NX2 adlı yazılımla gerçekleştirilmiş. Rendering işlemi için ise Autopano Pro adlı bir yazılımdan yararlanılmış. Bu fotoğraf tabii ki tek bir kareden oluşmuyor. Birçok fotoğrafın birleştirilmesinden meydana gelmiş. Bu genel çerçeveyi oluşturmak için Nikon D2x ile tam 2046 fotoğraf çekilmiş. 300mm f/4 lens ve 1.7x teleconverter kullanılmış.

Siteye girmek için: yosemite-17-gigapixels.com

Domuz gribine karşı Ekinezya çayı!

Ekinezya bitkisinin, domuz gribinden korunmada etkili olabileceğini biliyor muydunuz?

Ekinezya (Koni Çiçeği) (Echinacea purpurea), soğuk algınlığı, grip, enfeksiyon, zayıf bağışıklık sistemi ve kanserden korunma gibi durumlarda dünyanın en önemli şifalı bitkilerinden olup; kuru toprak ve ovalar ile seyrek ormanlık arazilerde doğal olarak yetişen çok yıllık bir bitkidir.# grip Amerika Romatizma enfeksiyon bağışıklık

Uygar dünya bu bitkinin iyileştirici özelliklerini Kuzey Amerika yerli halkından (Kızılderililer) öğrenmiştir. Onlar bitkinin kökünü ve yapraklarını her tür yaranın tedavisinde, enfeksiyon ve iltihaplanmalarda, zehirli böcek ve yılan sokmasına, boğaz ve diş ağrısına, kabakulak, çiçek hastalığı ve kızamığa karşı başarıyla kullanıyorlardı. Bitki Amerika’ ya yerleşen ilk göçmenler tarafından da enfeksiyonlara karşı sık olarak kullanılmıştır.Bu özel tedavi biçimleri bilimsel araştırmalara konu oldu ve 1950’den beri yapılan araştırmalara göre, bitkide bakteri, mikrop ve virüslere karşı oldukça etkili olan maddelerbulundu. Bu maddelerin başlıcaları; echinacoside, poli-sakkaritler (polysaccharides), poli-asetilenler (polyacetylenes), gliko-proteinler (glycoproteins), kafeik asit türevleri (Cichoric Acid), tri-glikosid (triglycoside), betain, seskiterenler (sesguiterpenes), karyofilen (caryophylene) dir. Bitki bu maddelere ek olarak bakır ve demir mineralleri ile tanenler, protein, yağ asitleri ve A, C, E vitaminleri de içermektedir.

Ayrıca bitkinin, etken maddelerinin sinerjik etkisi (birlikte oluşturdukları etki) sayesinde bedenin savunma sistemini (Bağışıklık sistemi) güçlendirerek enfeksiyon tedavilerinde yardım sağladığı da bulundu. Bitkinin tedavi alanındaki değeri öncelikle bu iki özelliğinden kaynaklanmakta olup; bu yüzden araştırmaların çoğu bitkinin bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi üzerine yoğunlaşmıştır. Bağışıklık sistemini uyaran en önemli maddeler ise; T-hücrelerinin ( T- Lenfositler) üretimini ve diğer doğal öldürücü hücrelerin etkinliğini arttıran poli-sakkaritler’ dir. Ayrıca, poli-sakkaritler’ in doku yenilenmesini hızlandırdığı ve iltihaplanmaları azalttığı da bilinmektedir. Yağda çözünebilen alkilamidler (alkylamides) ve bir kafeik asit glikosidi olan echinacoside maddesi de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine katkıda bulunmaktadır. İnsanlar ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar; Koni Çiçeği’ nin akyuvarların (Beyaz kan hücreleri – Lökosit) sayısını yükselttiği, onların enfeksiyon bölgesine hareketlerini (göçünü) hızlandırdığı ve böylece bakteri, virüs ve diğer yabancı mikro-organizmaların yok edilmesine yardımcı olduğunu göstermiştir. Aslında bu bitkiye en duyarlı hücreler; akyuvarlar, T-Lenfositler (Hücresel Antikor), doğal öldürücü hücreler (Natural killer cells) ve makrofajlar’ dır. Bilindiği gibi makrofajlar; vücudun atık toplayıcıları olup, vücuda giren mikro-organizmaların dokulara yayılmasını önler ve lenf sistemini korur. Doğal öldürücü hücreler ise bu adı kanserli veya virüs enfeksiyonlu hücreleri yok ettiği için almıştır. (Kronik yorgunluk sendromunda bu hücrelerin aktivitesi düşüktür.). Bu nedenle Koni Çiçeği, kronik yorgunluk sendromunda da fayda sağlayabilmektedir.

Kullanildigi yerler:

Kurutulmus rizomlari hamur islerinde kullanilir. Bu rizomlardan elde edilen yag sari sividir. Serinletici olup, kâfur benzeri kokuya sâhiptir. Kurutulmus rizomlari ve türevleri acimtrak aromalidir. Havlıcan kökü, mesrubatlarda, dondurma, sekerlemeler, tarim ürünleri, çikolata çesitlerinde kullanilabilir. Rizomlari ayrica zencefil gibi baharat olarak da kullanilir. Tibbî faydasinin çok oldugu bilinmektedir. Kaynatilan suyu bir miktar içilirse mîde agrilarina, romatizma ve kulunca iyi gelir. Bel gevsekligi, çocuklarin yatagi kirletmesini önler. Balgam söktürür, tükürük ifrâzâtini arttirir. Agiz kokusunu giderir. Mafsal agrilarina ve mide eksimesine iyi gelir.

Türkiye’nin din haritası çizildi


Türkiye
‘nin din haritası çıktı. Araştırmayı yapan Amerika… Türkiye’de 20 milyon alevi, 500 bin caferi, 23 bin yahudi yaşıyor…

Dışişleri Bakanlığı, artık geleneksel olan yıllık “dini özgürlükler raporunu” açıkladı.

Rapor, Türk basınında daha çok Washington yönetiminin Türkiye’deki laikliğe bakışı, türbanın devlet dairelerinde serbest bırakılması konusu üzerinden görüldü.

Ancak raporda çok daha ilginç bir unsur vardı; Türkiye’nin “din haritası…” İşte ABD Dışişleri Bakanlığı’nın resmi raporundan Türkiye’nin “din haritası”…

MÜSLÜMANLAR • Türkiye’de nüfus 70.5 milyon kişi. Türk hükümeti nüfusun yüzde 99’unu Müslüman olarak açıklıyor. Ancak aralarında Mazlum-Der’in de olduğu bazı sivil toplum kuruluşları bu oranın, hükümetin açıkladığından biraz daha az olduğunu vurguluyor.

• Müslüman nüfusun çoğunluğu Sünni Hanefi mezhebine bağlı. Müslümanlar içinde 10 ila 20 milyonu Alevi. Ancak Türk hükümeti, Aleviliği “heterodoks bir Müslüman mezhebi olarak” adlandırıyor. Bazı Alevi ve Sünniler Alevilerin Müslüman olmadığını da iddia ediyor.

• Müslümanlar içinde yaklaşık 500 bin kişi Şii Caferi mezhebine bağlı.

YAHUDİLER * Rapora göre Türkiye’de yaşayan Yahudi sayısı 23 bin.

HIRİSTİYANLAR • Hıristiyanlara gelince; Ermeni Ortodoks mezhebine bağlı yaklaşık 65 bin kişi yaşıyor Türkiye’de.

• 15 bin Suriyeli Ortodoks Hıristiyan, Süryani var. (Rapora göre 1990 öncesinde özellikle Güneydoğu bölgesinde yaşayan Süryanilerin sayısı çok daha fazlaydı. Ancak bölgedeki terör eylemleri ve hükümet baskısı nedeniyle, Süryaniler ya İstanbul’a, ya da Avrupa ülkelerine göç ettiler.) • Yunan Ortodoks Hıristiyan sayısı ise 3 binden biraz fazla.

Irak’tan kaçan 3 bin Kaldean Hıristiyan da Türkiye’de sürdürüyor yaşamını.

• Hıristiyanlar içinde sayıları belli olmayan küçük Bulgar, Nesturi, Gürcü, Roma Katolik ve Maruniler de var.

• Protestan sayısı ise raporda 3 bin olarak belirtilmiş. Ancak bunlar, mezheplerine göre ayrılmamış.

VE DİĞER DİNLER Rapora göre, Türkiye’de üç büyük dinden olmayan dini gruplar da var. Bunların sayıları ise şöyle sıralanmış; * 10 bin Bahai * 3 bin 300 Yehova Şahidi * 5 bin Yezidi.

TABİKİ BUNLARIN NE KADARI DOĞRU O TARTIŞILIR…