Posts Tagged ‘İngiltere’

Melekler Uçamaz!..

Uçan canlılar ile resimlerdeki melek tasvirlerini karşılaştıran Prof. Roger Wotton, çizimlerdeki kanatlarla uçulamayacağını söyledi

YETENEKLERİ YOK
LONDRA Üniversitesi’nden biyoloji profesörü Roger Wotton, Hz. İsa’nın doğumunu tasvir eden tablolarda görülen kanatlı melekler başta olmak üzere resimlerdeki meleklerin anatomik olarak uçma yeteneğine sahip olamayacaklarını belirtti. İngiltere’de uçan canlılar konusunda önde gelen bir uzman olan Prof. Wotton, resim sanatında tasvir edilen uçan yaratıkları gerçek hayattaki uçan canlılarla karşılaştırdı. Noel ağacına yerleştirilen cin ve perilerin kendi güçleriyle o yüksekliklere gidemeyeceğini belirten Prof. Wotton, kuş benzeri tüylü kanatları olan meleklerin de uçmasının mümkün olamayacağını savundu.

HAVALANAMAZLAR
ÜSTÜNKÖRÜ bir incelemenin dahi meleklerin uçma yeteneği olmadığını ortaya koyabileceğini söyleyen Prof., doğaüstü bu yaratıkların ne yerden havalanabileceğini ne de havada yol alabileceğini kaydetti. Wotton, sözü edilen yaratıkların yalnızca sıcak hava akımları üzerinde havada süzülebileceğini ancak bu durumda da kanatlara ihtiyaç olmayacağını söyledi. Prof. Wotton, uçan canlıların göğüs kafesinde kanatların hareketini sağlayan çok güçlü kaslar bulunduğunu da hatırlattı.

Bu Çocuk Ağlarsa Ölecek!

Bu çocuğun çok nadir bir hastalığı var. İki yaşındaki kız eğer ağlarsa ölecek!.. Hatta sadece ağlarsa değil, bir yeri acırsa bile ölüm tehlikesi var.
Bilim insanları ağlamayı, insan vücudunun üzüntü ve stres altında salgıladığı kimyasallardan kurtulması olarak tanımlasa da minik Tiana için durum pek de öyle değil. Çünkü çok nadir bir hastalığa tutulan iki yaşındaki kız, ağlarsa ölecek. İngitere’de yaşayan Tianna Lewis, Refleks Anoksik Nöbetler (RAS) adı verilen bir hastalıkla boğuşuyor. Bu hastalık, hastanın heyacanlandığında, korktuğunda veya acı duyduğunda kalbinin durmasına ve nefesinin kesilmesin neden oluyor. Tiana’nın kalbi de bu hastalığa bağlı olarak ağladığında duruyor. Bugüne kadar 10 kez küçük nöbet geçiren kızın ailesi, onu ağlatmamak için ellerinden ne geliyorsa yapıyor.

Bu bebeği doğurduğumu hatırlamıyorum

İngiltere‘de yaşayan 37 yaşındaki Karen Wilkinson-Wigham bir ay önce dünyaya getirdiği oğlunu doğurduğunu hatırlamıyor.

Karen, geçirdiği beyni etkileyen menenjit hastalığının ardından birkaç günden fazlasını hatırlayamıyor. Hastalanıp komaya girmesinin ardından bitkisel hayata mahkum olacağı düşünülen Karen iyileşerek doktorları şaşkına çevirdi fakat hafıza kaybı başladı.  Eşi ile  tüm zorluklara rağmen ilişkilerini sürdürmeyi başaran Karen, “George’un doğumunu hatırlamıyorum, hatta onu en son ne zaman beslediğimi bile hatırlamıyorum” diyor.

“Bu yüzden her şeyi yanından ayırmadığı bir deftere yazmaya başlayan anne “bu yüzden de yazdıklarımı tekrar tekrar okuyup o anları tekrar tekrar yaşıyorum” diyerek yaşadığı durumu anlatıyor. 44 yaşındaki eşi Brian’dan da büyük yardım alan Karen:
“George büyüyüp bana çocukluğuyla ilgili sorular sorduğunda bu yazdıklarım sayesinde ona anlatabileceğim”

İnsanın doğal aşısı: ÖPÜŞMEK

İngiltere’deki Leeds Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, tükürükte bulunan ve normalde zararsız olan “cytomegalovirus” adlı virüs, hamilelikte kapılması halinde bebeğin ölümüne ya da ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Araştırmacılar, insanların öpüşmesinin, hamilelikten önce bu virüse karşı bağışıklık kazanılmasını amaçladığını belirtti.
“Medical Hypotheses” dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, aynı kişiyle 6 ay boyunca öpüşmek, virüsten maksimum koruma sağlıyor. İlişkinin başlarındaki ilk öpücüklerde çok az miktarda virüs transferi yapıldığı, ilişki ilerledikçe ve öpüşme yoğunluğu arttıkça bağışıklık sisteminin virüse karşı koruma geliştirdiği belirlendi. Kadının hamile kalmasına kadar geçen süre içinde vücudun virüse bağışıklık geliştirmiş olma ihtimalinin yüksek olduğu belirlendi. Bilim adamları daha önce, öpüşmenin “evrimsel kalite kontrolü” olarak kullanıldığını düşünüyordu.

Gazoza atılan ilaçla bayıltıp tecavüzü engelleyen çubuk piyasada

Türk filmlerinin en fazla konuşulan “kurbanın gazozuna ilaç karıştırıp bayılttıktan sonra tecavüz etmesi” sahneleri artık tarihe karışacak. İngiltere’de bir şirket, içkiye bayıltıcı ilaç atılıp atılmadığını anında tespit eden bir çubuk geliştirdi. Tecavüz tarihini değiştirecek ürün İngiltere’de piyasaya sunuldu.

Daily Mail’in haberine göre, 9.99 sterlinden (yaklaşık 24 lira) satışa çıkan ürün, çok basit bir testle içkinin içinde bayıltıcı özellik taşıyan GHB veya ketamin maddelerinin bulunup bulunmadığını ortaya çıkarıyor.

Buna göre, test çubuğuna sahip olan kadın, buluştuğu erkeğin davranışlarından şüphelendiği takdirde, beyaz renkli test çubuğunu içkinin içine daldıracak. Çubuk maviye dönüştüğü takdirde içkinin içinde bayıltıcı GHB veya ketamin maddesi bulunduğu sonucu çıkacak. Potansiyel kurban bu sayede muhtemel bir tecavüzden kurtulmuş olacak.

Tracy Whittaker ve Tina Dutton adlı iki kadın girişimci tarafından üretilen ürün, “2LoveMyLips” markasıyla satılan dudak parlatıcının yanında şimdilik promosyon olarak verilecek.

İngiltere’de içkiye ilaç atılalar bayıltma suretiyle meydana gelen tecavüz olaylarıyla mücadele etmek üzere kurulan Roofie Vakfı’nın rakamlarına göre, 9 bin 887 kişi ilaçlı tecavüze uğradı. Bunların büyük çoğunluğunu da kadınlar oluşturuyor.

Vakıf, test çubuğunun kadınlarda ilaçla tecavüze karşı farkındalığı artıracağını savunuyor. Roofie Vakfı, İngiltere’de birçok kadınının hala ilaçla tecavüzün mümkün olduğuna inanmadığını da belirtiyor.