Posts Tagged ‘İnternet’

İnternet yasaklarını işe yaramaz hale getirdiler

yasak01sy1.gifDünyada aralarında Türkiye’nin de bulunduğu pek çok ülke internete sınırlamalar getiriyor. Ancak geliştirilen yöntemler, bu yasakları anlamsız kıldı.Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkenin uyguladığı internet yasakları, kullanıcılar üzerinde etkili olmaktan uzak. Aksine internet özgürlüğünü savunanların geliştirdiği ürünlerle bu yasaklar rahatlıkla delinebiliyor.
Dünyada en sert internet yasaklarının uygulandığı ülke olan Çin’de her gün daha fazla kişi bu sınırlamaları aşmanın yolunu buluyor. New York Times (NYT) gazetesine göre, Çin’in internette kurduğu bu “Çin Seddi” halkı durdurmaya yetmiyor.
Çin’de hükümetin tehlike yarattığını düşündüğü YouTube, Twitter ve Facebook gibi sitelere erişim yasak. Son olarak Google da yasaklar nedeniyle Çin’den çekilebileceğini açıkladı.
YARATICILIK ARTIYOR
Çin hükümeti, Pekin Olimpiyatları ve rejimin 60′ıncı yılında internet erişimi üzerinde kontrolü sıkılaştırdı. NYT, bu durumun, Çinlileri yasaklı sitelerden uzak tutmak yerine daha yaratıcı hale getirdiğini belirtti.
Gazeteye konuşan Çinli mühendislik öğrencisi Jason Ng de örneklerden yalnızca biri. Ng, ayda yaklaşık 2 dolar ödeyerek, kullandığı programla başka bir “proxy” yani başka bir ülkenin şebekesinden internet çıkışı yaparak istediği bütün sitelere erişim sağlayabiliyor.
Kontroller sıkılaştıkça yasakların etrafından dolanarak internete bağlanan üniversite öğrencileri, insan hakları aktivistleri, blogcular, gazeteciler ve hatta uluslararası şirketlerin de sayısı o kadar yükseliyor.
Ülkenin ünlü blogcularından ve aktivistlerinden Isaac Mao, “dijital kaçakların” küçük konferanslar ve ağlar oluşturarak, birbirleriyle yasakları delme yöntemlerini paylaştıklarını söyledi.
KEDİ-FARE OYUNU
Ancak geliştirilen yeni yöntemlere de Çin hükümeti seyirci kalmıyor. Sonuçta tüm bu süreç, Çin hükümeti ile internet özgürlüğünü savunanlar arasında bir “kedi-fare” oyununa dönüştü.
Son olarak Çin hükümeti, dünyada yaklaşık 7.5 milyon kişinin internette iz bırakmadan dolaşmalarını sağlayan ücretsiz “Hotspot Shield” yazılımını üreten AnchorFree şirketinin web sitesine erişimi yasakladı.
Ancak bunun üzerine Çinli kullanıcılar bu yazılımı birbirlerine e-posta olarak göndermeye başladı. NYT’ye konuşan AnchorFree’nin sahibi David Gorodyansky, yasaktan bu yana Çin’de yazılımın kullanımının ikiye katlandığını belirtti.
İnternete sınırsız erişim sağlayan bu şirketlerin gözü şimdi Amerikan hükümetinin yapacağı mali yardımlarda.
ABD Kongresi, 2008 bütçe yılından bu yana “internet özgürlüğü”nü desteklemek amacıyla yaklaşık 50 milyon dolarlık mali kaynak onayladı. Ancak bu fonun tamamı henüz dağıtılmış değil.
Uzmanlara göre, bu fonların dağıtımının önündeki en büyük engel Amerikan hükümetinin Çin’de rejim karşıtlarına mali yardım yapıyormuş gibi bir izlenim yaratmaktan çekinmesi.
NYT, bütün bu bürokratik mücadelelere rağmen, internet özgürlüğünü savunanların, koşulların artık giderek onların lehine geliştiğine inandıklarını da ifade etti.

Her Camiye İnternet Kafe

http://blog.immortalance.net/images/teknoloji/internetcafe.jpgSizlerinde bildiği gibi çocuklarımız sütü sevmediği içmediği zaman sütlerine farklı katkılar katarız ki çocuğun sütü sevmesi için.  Diyanet işlerinin son uygulamasıda bize bunu andırır cinsten.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof.Dr. İzzet Er, camilerin ‘cazibe merkezleri’ne dönüşmesi için fiziki şartların yanında sosyal donatılara da önem verilmesi gerektiğini vurgulayarak bu konuda yapılan hazırlıkları anlattı.Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof.Dr. İzzet Er, camilerin ‘cazibe merkezleri’ne dönüşmesi için fiziki şartların yanında sosyal donatılara da önem verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Herkes caminin yanındaki internet kafeye çocuklarını göndermek ister. En ufak bir tereddüt duymaz. Bugün pek çok markette çocuklar için özel mekanlar niye hazırlanıyor? Buraya gelen hanım müşteriler rahat etsin diye. Aynı şey camiler için de yapılırsa bu, camileri daha cazip hale getirecektir” dedi.
Er, “Camilerimiz herkese hitap eden mekanlardır. Ama ibadet maksadıyla gelen vatandaşlarımıza olduğu kadar, o anda ibadet edemeyen ya da ‘camiyi bir görelim’ diyen vatandaşlarımız için de bir cazibe merkezi olabilmesi için çevresinin, mimarisinin çok dikkat çekici olması gerekir” dedi. Bu kapsamda, fiziki ve çevre düzenlemelerinin yanında camilerde sosyal donatılara da yer verilmesini arzu ettiklerini belirten Er, “Burada önemli 4 unsur var. Bunlar, cami mimarisi, caminin sosyal donatıları, cami çevresinin düzenlenmesi ve herkese rahat ibadet ortamının sunulması” diye konuştu.
Cami inşaatlarının Diyanet kontrolünde bulunmadığına işaret eden Er, cami mimarisinin göz estetiğine uygun olması gerektiğine işaret ederek, “Özellikle Mimar Sinan’ın camileri dikkate alındığında, her şeyin bir ölçüsü ve uygunluk var. Ama yeni yapılan camilerde bunlar genelde ihmal ediliyor” şeklinde konuştu.
“Biz burada fiziki koşulların yanında sosyal donatılarında herkesi kapsayacak tarz da olmasını arzu ediyoruz” diyen Er, şunları kaydetti: “Toplumsal hayatın bütünlüğünün dikkate alınması gerektiğini özellikle teşkilatımıza anlatmaya çalışıyoruz. Sosyal hayat bir bütün olduğuna göre, Müslümanlık sadece erkekler için gelmiş bir din değil. Hanımlar da ibadet edeceklerdir. Çarşıda caminin yanından geçerken ezan okunuyorsa, caminin hanımların da rahatlıkla ibadet edebileceği tarzda düzenlenmesi lazım. Daha önce yayınladığımız genelgelerde camilerde hanımlar içinde abdest alma mekanları oluşturulmasını istedik. Hanım çocuklu ise çocuğunu nereye bırakacak? O zaman diyoruz ki, imkanı olan, yeni yapılan camilerde, hanımların çocuklarını rahatlıkla koyabilecekleri ve burada çocukların oyun oynayabileceği bir küçük mekan olursa, hanımefendiler de çok rahat abdestini alır, ibadeti yapabilir. Bugün pek çok markette çocuklar için özel mekanlar niye hazırlanıyor? Buraya gelen hanım müşteriler rahat etsin diye. Aynı
şey camiler için de yapılırsa bu, camileri daha cazip hale getirecektir.”
“CAMİ AVLUSUNDA İNTERNET KAFE”
Camileri sosyal hayatın bir parçası olarak düşündüklerini vurgulayan İzzet Er, bu çerçevede cami çevresinde olabilecek sosyal donatıları şu şekilde sıraladı:

“Buralarda Kur’an kursları olabilir, yaşlı insanlarımızın oturabileceği mekanlar olabilir, internet alanları bulunabilir. Herkes caminin yanındaki internet kafeye çocuklarını göndermek ister. En ufak bir tereddüt duymaz. Orada çocukların aydınlanabileceği, ödevlerini yapabilecekleri küçük bir kütüphane, her zaman gitmesini arzu ettimiz yerdir.
‘Çocuğumuz nerede?’, ‘Caminin oradaki kütüphanede, internet kafede.’ Oradan çocuğuna zarar gelmeyeceğini, olumsuz bir şeyle karşılaşmayacağını bilir. Onun için, içinde yaşadığımız dönemin şartlarına göre camilerimize yeni unsurlar ilave etmemiz, adeta orayı bir külliye gibi düşünmemiz, ecdadımızdan devraldığımız bir mirastır” diye konuştu.

Google Groovle.Com’u Alamadı…

Internet arama devi Google, Groovle.com adlı bir arama motorunun sahibi olan şirkete karşı açtığı davayı kaybetti.

Google, 207 Media adlı Kanadalı firmanın kullanıdığı alan adının kendi markasına çok benzer olduğunu savunuyordu.

Ancak, Ulusal Tahkim Forumu yaptığı incelemede bu sonuca varmadı.

Google, açtığı davada 207 Media’nın alan adını kendisine devretmesini istemişti.

Fakat, davaya bakan yargıçlar, ‘Groovle’ adının Google’ı çağrıştırmadığını ve Google’dan ziyade başka sözcüklere yakın olduğu sonucuna vardı.

Mahmekenin yargıçları, Google’ın, Kanadalı firmanın alan adını ‘kötü niyetle’ satın aldığı yolundaki iddialarını ise ele değerlendirme kapsamına almadı.

Groovle.com alan adını kullanan şirket, sayfayı Google’dan herhangi bir şikayet almadan iki buçuk yıl boyunca kullandıklarını söylüyor.

Arkasında Google’ın teknolojisi bulunan şirket, kullanıcılarına kendi isteklerine göre şekillendirebilecekleri bir Internet açılış sayfası oluşturma imkanı tanıyor.

Davayı ele alan, Ulusal Tahkim Forumu, Internet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu tarafından alan adları konusundaki tartışmaları çözmek için görevlendirilen bir kuruluş.

Dava, Google’ın bugüne kadar ki 65 şikayeti arasında kaybettiği ikinci dava oldu.

2004 yılında da froogles.com adlı Internet sayfasının sahibi Richard Wolfe, tahkim forumunu, sitesinin Google.com ile karıştırılamayacağı konusunda ikna etmeyi başarmıştı.

4G destekli cepler geliyor!

Biz 3G‘ye yeni yeni alışıyoruz ama 4G destekli cepler gün saymaya başladı bile: İşte ilk örnekler…

LG Electronics‘in LTE (namı diğer 4G) destekli ilk cep telefonlarının önümüzdeki sene piyasaya çıkması bekleniyor, Ericsson da M700 platformu ile LTE teknolojisini kullanan ürünlerini 2010′un içerisinde piyasaya sürmek istiyor.

İş bu seviyeye geldiğinde dördüncü nesil ilk ticari şebeke operatörleri de devreye girecek. UMTS’nin halefinin bu kadar çabuk devreye girmesi üzerine “Global mobile Supplieres Association” (GSA) topluluğunun yaptığı araştırma, yeni mobil internet tekniğinin 21 ülkedeki 42 şebeke operatörü tarafından planlara dahil edilmiş durumda. Bahsi geçen firmaların hepsi LTE tekniğini kullanmaya hazır olduklarını bildirdi.

Örneğin Almanya‘da Vodafone öncülüğü yapacak ve 2010/2011′de LTE’yi devreye sokacak. ABD, Kanada, İsveç, Norveç, Japonya ve Güney Kore‘de ise çok daha aceleci. GSA’ya göre ilk ticari LTE ağı ABD şebeke operatörü Verizon Wireless tarafından 2009/2010′da devreye girecek; fakat bu sene içerisinde tekniği destekleyen cihazların kıtlığı nedeniyle gerçek bir ticari pazarlama söz konusu olmayacak.

Üniversiteyi kazanana yurt şoku!

kep2009-2010 öğretim yılında Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’na ait yurtlarda barınmak isteyen öğrencilerin internet üzerinden yaptığı başvurularında büyük bir hata yapıldığı belirlendi. Farklı üniversiteleri kazanan öğrenciler, yurt başvuru sonuçlarında Bolu İzzet Baysal Üniversitesi’ni kazandıkları şeklinde gözükmesi karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadı.

Türkiye’nin çeşitli üniversitelerini kazanan öğrenciler yurt başvurusunu ‘www.kyk.gov.tr’ adresine girerek internet üzerinden yapmayı tercih etti. Başvuru sonucu öğrenmek isteyen öğrenciler bu siteye girip T.C kimlik numarasını ve baba adını yazarak sonuçlarını öğrenmek istediklerinde büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

Internet üzerinden yurt için tercih yapan ve farklı üniversiteleri kazanan öğrencilerin bir çoğu yerleştirmelerinin Bolu İzzet Baysal Üniversitesi olduğunu gördü. öğrencilerin ‘www.kyk.gov.tr’ internet sitesinde birbirleriyle yaptıkları görüşmede, Kredi Yurtlar Kurumu’nun bu yönde çok sayıda hata yaptığı ortaya çıktı.

Hafta sonu olması nedeniyle yetkililerden bilgi almakta zorlanan öğrenciler bu site aracılığıyla seslerini duyurmaya çalıştı. Yapılan girişimler sonucunda hatanın yarından itibaren düzeltileceği öğrenen öğrenciler, yine bu site aracılığıyla 0 312 430 17 80 numaralı telefondan bilgi alınabileceğini birbirlerine duyurdular.