Posts Tagged ‘işsizlik’

İcat çıkarana 1 milyon TL ödül

robot_bocekGençlere girişimcilik ruhunu aşılamak, kendi şirketlerini kurarak girişimcilik deneyimi yaşatmak amacıyla düzenlenen “birFİKRİNmiVAR?” yarışması, “İş Fikirleri” ve “İş Planı” olmak üzere iki aşamadan oluşuyor.

Yarışma, Türkiye’de veya yurt dışında yüksek öğrenim gören tüm yerli ve yabancı öğrenciler ile çalışan akademisyenlerin katılımına açık olacak. Son başvuru tarihi 28 Şubat 2010 olan yarışmada toplam 1 milyon lira değerinde ödül dağıtılacak.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’de 30 yaş altı yüzde 65’lik bir nüfus bulunduğuna dikkati çekerek, bunun “müthiş bir potansiyel ve enerji” olduğunu, doğru yönlendirilmesi durumunda tüm ülkenin “şahlanacağını”, doğru yönlendirilmemesi durumunda ise umutsuz ve geleceğinden karamsar insanlar olacağını kaydetti.

Hisarcıklıoğlu, bu yıl üçüncü kez düzenlenen “birFİKRİNmiVAR?” girişimcilik yarışmasının tanıtıldığı basın toplantısında yaptığı konuşmada, toplantıya basının ilgisinin az olmasını eleştirerek, “Kötümser birşey söylediğinizde 20 kamera, iyi bir şey yaptığınızda kamera sayısı 3… Kötü olanların da gösterilmesine ihtiyaç var, ama ülkenin geleceğini vaat eden projelerin açıklanmasında da insan aynı ilgiyi bekliyor” dedi.

Türkiye’deki işsizlik sorununa değinen Hisarcıklıoğlu, ana sorunun ve çözüm yolunun konuşulmadığını, çözüm yoluna katkı sağlayanlara destek verenin olmadığını söyledi.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Bugün 6 milyon insan umutsuz, evinde. 6 milyon insanın geleceğe dair umudu yok. 700 bin genç (her yıl işgücü piyasasına giren) geliyor. Bu 700 bin gence iş bulacağız. Ne için? Bu ülkenin zenginliği, refahı, mutluluğu için. Yoksa yarın şikayet edeceğimiz daha başka konular çıkar ortaya. Meksika’daki gibi 5 metrelik duvarlar arasında mı yaşamak istiyorsunuz? O zaman ne yapmamız lazım? İnsanlara iş bulmamız lazım. İş bulabilmenin yolu da girişimcilik” şeklinde konuştu.

Gençlerin ve kadınların ihmal edildiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, “30 yaş altı yüzde 65… Müthiş bir potansiyel ve enerji. Bu enerjiyi doğru yönlendirirsek tüm ülke şahlanacak. Doğru yönlendiremezsek umutsuz, geleceğinden karamsar insanlar olacak. Bunun için TOBB Genç Girişimciler Kurulu’nu kurduk” dedi.

-”YA ZENGİN OLMAYI YA KAYMAYI TERCİH EDECEKSİN”-

Girişimciliğe giriş noktasında tecrübenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, tecrübenin çok küçük yaşlarda kişiye kazandırılması gerektiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, “Aslında anne babalara, ’çocuklarınızı 6-7 yaşında çalıştırın’ demek istiyorum ama bana ’vicdansız’ derler. Ben de 7 yaşında çalışmaya başladım. Benim çocukluğumda yaz tatili, kış tatili diye bir şey yoktu.

Tatil olunca haydi çalışmaya… Tatilde deniz, kayak, snowboard yoktu. Ya zengin olmayı, ya kaymayı tercih edeceksin” diye konuştu.

Rifat Hisarcıklıoğlu, “birFİKRİNmiVAR?” yarışmasında verilecek 1 milyon lira değerindeki ödüllere değinerek, şöyle devam etti: “Ben de hevesleniyorum, acaba ben de mi girsem diye… 1 milyon lira az para değil. Aslında girişimci için paraya da ihtiyaç yok. Facebook’u yaratan 19 yaşındaydı, sermayesi de bir tane bilgisayar… Burada yapılan iş balık vermeyi ya da yemeyi değil de balık tutmayı öğretmek. Ülkemizde petrol, doğal gazımız yok. Ama son 30 yılda keşfettiğimiz bir şey var; Türkiye’de mühtiş bir müteşebbislik var. Son 30 yılda Türkiye’nin yazdığı başarı hikayesinin arkasında tek bir gerçek var; Türkiye’nin müteşebbisleri…” -”HERKES BILL GATES OLABİLİR”- Girişimcilikte risk almak gerektiğini, hem kazanılabileceğini hem de tüm varlığın kaybedilebileceğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, “Girişimci olabilmek için hayal kurmak lazım, hayalsiz iş başarılamaz. Babaannelerimizden, anneannelerimizden işittiğimiz ’icat çıkarma”yı bırakıp icat çıkarıyor olmamız lazım” dedi.

Konuşmasında piyango bileti kuyruğuna da dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “Emeksiz, zahmetsiz bir hayalin peşinde koşuyorlar. Son 10 yılda piyangoda ikramiye çıkanlara bakın. Havadan gelenlerde mutluluk ne kadar gerçekleşmiş? Gerçek emekle gelenle ne kadar mutluluk kazanılmış. Herkes Bill Gates olabilir.

Olamam diye bir şey yok. İnsan olarak en özgür olduğunuz alan hayaldir. Hayal kuramazsanız zaten hedefi de tutturamazsınız” diye konuştu.

-”İLK ÇALIŞMAM 6 YAŞINDA, DEDEMİN DÜKKANINDA OLDU”-

Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Özyeğin Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin de girişimciliğin insanların hayatında geliştirebileceği bir kavram olduğunu, bunun için genç yaşta girişimci olmak gerektiğini, ilkokulda sınıf başkanlığı için seçimlere girmek ve takım oyunlarına katılmanın girişimcilik için faydalı olduğuna inandığını söyledi.

Robert Kolej’de okurken Türkiye’ye gelen bir gemideki fuarda çalıştığını ve para kazandığını anlatan Özyeğin, “Asıl ilk çalışmam 6 yaşındayken İzmir Kemeraltı’nda dedemin manifatura mağazasındaydı. Haftalık 2,5 lira veriyordu.

Annem gerçeği ABD’den döndüğümde söyledi. ’Dedenin eli sıkıydı. Sen dükkanın girişinde durup müşterileri çağırıyordun. O parayı aslında ben dedene, deden de sana veriyordu’ dedi’…” şeklinde konuştu.

Finansbank’ı 24 kişiyle 600 metre karelik bir ofiste kurduğunu hatırlatan Özyeğin, “21 yılda 60 bin kişi işe almışım. Bunun 35 bini bankacı, 23 bini sadece Finansbank’a alınan elemanlar. Aslında ilk kurduğum üniversite Özyeğin Üniversitesi değil, Finansbank Üniversitesi… Hala 11 bini çalışıyor. Diğer 12 bin bankacıyı yurt dışında işe almışım. Banka dışında da 25 bin kişi işe almışım” dedi.

GYİAD 3 YILDIR DESTEKLİYOR

TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ali Sabancı ise girişimciliğin işsizliğin önlenmesi için önemli olduğunu vurgulayarak, 2010’da 5 proje üzerinde çalışacaklarını, bunlardan birinin “birFİKRİNmiVAR?” yarışması olduğunu ifade etti.

Türkiye’de girişimciliğin erişilebilir bir şey olmasını göstermek gerektiğini belirten Sabancı, “Bu vesileyle gençlere şirket kurma şansı veriyoruz. Kendi içimizden rol modeller yaratmaya çalışıyoruz. Erişilebilir rol modeller… Bunun için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz” dedi.

Ali Sabancı, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin “icat çıkaracak” ve finansman yaratacak ortamı oluşturması gerektiğini söyledi.

Genç Yönetici ve İşadamları Derneği (GYİAD) Başkanı Pınar Eczacıbaşı ise 3 senedir bu yarışmaya destek verdiklerini, yarışmanın girişimciliğe destek veren ve girişimciliği sonuca ulaştıran bir yarışma haline dönüştüğünü kaydetti.

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Mustafa Çağan da Microsoft’un aslında bir fikirle doğduğunu ve bugün buralara geldiğini, Türkiye’de her sektörde bilişim sayesinde kalkınma olacağını belirtti.

Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut ise üniversitelerini “girişimci üniversite” olarak tanımladıklarını ve girişimciliğe çok büyük destek verdiklerini vurguladı.

İllere göre işsizlik rakamları açıklandı

Şırnak, Adana ve Hakkari, 2008 yılının işsizlik şampiyonu illeri oldu.

Şırnak, yüzde 29.8’le işgücüne katılımın en düşük olduğu il olurken, yüzde 23.2’yle de istihdam oranı en düşük il olarak dikkat çekti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2008 İl Düzeyinde Temel İşgücü Göstergeleri’ni açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu, bu çalışma ile ilk kez sayım ve anketle derlenen doğrudan tahminlerin dışında, modelleme çalışmaları ile elde edilen ve dolaylı tahminlere dayanan sonuçları yayımladı. İl düzeyinde üretilmiş olan bu temel işgücü göstergelerinin, dolaylı olarak elde edildiği göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çeken TÜİK, değişim katsayısı, güven aralıkları ve istatistiksel anlamlılık düzeylerinin dikkate alınarak kullanıldığına işaret etti.

2008 İl Düzeyinde Temel İşgücü Göstergeleri’ni göre 2008 yılında Türkiye genelinde işsizlik oranı yüzde 11 olarak tahmin edildi. Model çalışması sonucuna göre; işsizlik oranının en yüksek olduğu iller sırasıyla, yüzde 22.1’le Şırnak, yüzde 20.5’le Adana, yüzde 18.3’le Hakkari oldu. İşsizlik oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla, yüzde 3.7’yle Ardahan, yüzde 4.1’le Kars ve yüzde 4.7’yle Bayburt olarak belirlendi.

-İŞGÜCÜNE KATILIMIN EN DÜŞÜK OLDUĞU İL ŞIRNAK- İşgücünün önemli bir göstergesi olan işgücüne katılma oranı, 2008 hanehalkı işgücü araştırması yıllık sonuçlarına göre Türkiye genelinde yüzde 46.9 olarak tahmin edildi. Model çalışması sonucuna göre; işgücüne katılma oranının en yüksek olduğu iller sırasıyla, yüzde 66.3’le Rize, yüzde 65.4 Gümüşhane ve yüzde 62.5 Artvin olarak tahmin etti. İşgücüne katılım oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla, yüzde 26.9’la Diyarbakır, yüzde 27.2’yle Siirt, yüzde 29.8’le Şırnak oldu.

-İSTİHDAM ORANI EN YÜKSEK İL RİZE OLDU-

2008 yılında Türkiye genelinde istihdam oranı yüzde 41.7 olarak belirlendi. Model çalışması sonucuna göre; istihdam oranının en yüksek olduğu iller yine sırasıyla, yüzde 62.8’le Rize, yüzde 62.2 ile Gümüşhane, yüzde 58.9 ile Artvin olarak tahmin edildi. İstihdam oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla, yüzde 22.3’le Siirt, yüzde 22.7’yle Diyarbakır, yüzde 23.2’yle Şırnak olarak belirlendi.

İL İŞSİZLİK ORANI İSTİHDAM ORANI
Adana 20,5 36,2
Adıyaman 16,5 35,1
Afyonkarahisar 7,7 40,6
Ağrı 6,5 46,2
Amasya 8,2 48,7
Ankara 11,8 39,7
Antalya 9,7 51,8
Artvin 5,7 58,9
Aydın 12,4 40,9
Balıkesir 7,9 41,9
Bilecik 8,2 47,3
Bingöl 14,8 33,3
Bitlis 14,2 33,3
Bolu 11,5 41
Burdur 6,4 55,7
Bursa 10,8 44,8
Çanakkale 7 45,9
Çankırı 7,7 44,7
Çorum 7,5 49,4
Denizli 9,4 48,2
Diyarbakır 15,7 22,7
Edirne 14,3 40,3
Elazığ 15,5 34,1
Erzincan 6,1 47,9
Erzurum 6,2 49,3
Eskişehir 9,9 40,4
Gaziantep 16,8 36,5
Giresun 6,3 54,2
Gümüşhane 5 62,2
Hakkari 18,3 27,3
Hatay 17,7 36,7
Isparta 8,1 49,2
Mersin 13,1 42,8
İstanbul 11,2 41,3
İzmir 11,8 39,9
Kars 4,1 53,9
Kastamonu 5,3 52,8
Kayseri 11,1 34,7
Kırklareli 11,5 46
Kırşehir 11,1 32,8
Kocaeli 11,6 40,9
Konya 10,7 45
Kütahya 6,5 39,9
Malatya 11,5 40,7
Manisa 9,8 40,1
Kahramanmaraş 12,8 41,2
Mardin 17 25,7
Muğla 10,1 45,5
Muş 13,2 35,3
Nevşehir 9 37,6
Niğde 9,3 35
Ordu 4,9 58,3
Rize 5,2 62,8
Sakarya 8,5 46,8
Samsun 7,8 52,2
Siirt 17,9 22,3
Sinop 6,9 50,1
Sivas 10,7 36,2
Tekirdağ 9,1 52,1
Tokat 5,9 54
Trabzon 6,1 55,8
Tunceli 17,9 32,6
Şanlıurfa 12,8 31,5
Uşak 9,2 41
Van 13 34
Yozgat 12,2 34,6
Zonguldak 6,9 53,2
Aksaray 10 33,8
Bayburt 4,7 52,9
Karaman 7,7 52
Kırıkkale 11,1 30,9
Batman 14,3 26,9
Şırnak 22,1 23,2
Bartın 5,2 51,4
Ardahan 3,7 56
Iğdır 6,7 45,7
Yalova 12,1 39,6
Karabük 7,5 43,1
Kilis 10,9 37,9
Osmaniye 16,3 36,8
Düzce 10,2 44

Asgari ücretin 2010’da yüzde 6 artırılması öngörülüyor

http://i.milliyet.com.tr/MansetSol378_495/2009/11/01/fft1_mf413569.GifAsgari ücretin 2010 yılı Ocak ve Temmuz aylarında yüzde 3 oranında, emekli aylıklarının ise Ocak ve Temmuz aylarında önceki altı aylık enflasyon tahminine göre sırasıyla yüzde 4 ve yüzde 2.4 oranlarında artırılması öngörülüyor.
2010 Yılı Yatırım Programı Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, çeşitli gelir ve harcama tedbirlerini içeren destek paketlerinin bütçeye maliyetinin, GSYH’ya oran olarak 2010 yıllı için yüzde 1.6 civarında olacağı tahmin ediliyor. 2009 yılında yüzde 6 oranında daralması beklenen GSYH’nin, 2010 yılında yüzde 3.5 oranında artması hedefleniyor. Önümüzdeki yıl tarımın katma değerinin yüzde 3, sanayinin yüzde 4.4, hizmetler sektörünün ise yüzde 3.3 artması bekleniyor. 2010 yılında, öngörülen büyüme ve yatırım artışlarına bağlı olarak istihdamın yaklaşık 308 bin kişi artması, işsizlik oranının ise yüzde 14.6 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Toplam yurtiçi talebin reel olarak yüzde 3.8 oranında artması hedeflenirken, net mal ve hizmet ihracatının GSYH büyümesine katkısının negatif 0.4 puan olması sonucunda GSYH’nın yüzde 3.5 büyümesi bekleniyor.

ÖZEL KESİM TÜKETİMİNİN YÜZDE 2.5, KAMU’NUN YÜZDE 2.4 ARTMASI BEKLENİYORAynı dönemde özel kesim tüketim harcamalarında yüzde 2.5, kamu kesimi tüketim harcamalarında ise yüzde 2.4’lük artış olacağı öngörülüyor. Bu dönemde, özel kesim sabit sermaye yatırımları yüzde 7 artarken, kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 10.3 artması bekleniyor. 2010 yılında GSYH büyümesine, özel tüketimin 1.8 puan, kamu tüketiminin 0.2 puan, özel kesim sabit sermaye yatırımlarının 1.2 puan, kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının ise 0.5 puan katkı yapması hedefleniyor. Stok değişiminin GSYH büyümesine katkısının ise pozitif 0.2 puan olacağı tahmin ediliyor. Kamu harcanabilir gelirinin GSYH’ya oranının 2010 yılında, bir önceki yıla göre 1.2 puan artarak yüzde 9.9 olarak gerçekleşeceği öngörülüyor. Aynı dönemde kamu yatırımlarının GSYH’ya oranı aynı kalırken, kamu tasarruflarının GSYH içindeki payının bir miktar iyileşerek negatif yüzde 2.6’dan negatif yüzde 1.3’e çıkması neticesinde kamu tasarruf yatırım farkının GSYH’ya oranının 2010 yılında negatif yüzde 5.6 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

ÖZEL SEKTÖRÜN SABİT SERMAYE YATIRIMLARININ YÜZDE 7 ARTAMASI HEDEFLENİYORGerek özel yatırımlardaki 1.2 puanlık artış, gerekse özel tasarruflardaki 1 puanlık azalış neticesinde özel kesim tasarruf yatırım farkının GSYH’ya oranının yüzde 3.2 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor. 2010 yılında kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının reel olarak yüzde 10.3 artması hedefleniyor. Kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 47.1’inin merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler, yüzde 32.1’inin mahalli idareler, yüzde 16.4’ünün işletmeci KİT’ler, yüzde 1.4’ünün özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, yüzde 0.8’inin İller Bankası, yüzde 2.2’sinin döner sermayeli kuruluşlar ve sosyal güvenlik kuruluşları tarafından gerçekleştirileceği tahmin ediliyor. 2010 yılında kamu kesimi sabit sermaye yatırımları içinde, 2009 yılına göre tarım, madencilik, turizm, eğitim ve diğer hizmetler sektörlerinin paylarının artması, imalat, enerji, ulaştırma sektörlerinin paylarının azalması, sağlık ve konut sektörlerinin paylarında ise bir değişiklik olmaması bekleniyor. Özel kesim sabit sermaye yatırımlarının ekonomide kaydedilmesi beklenen toparlanmanın da etkisiyle reel olarak yüzde 7 artması öngörülüyor. Özel kesim sabit sermaye yatırımları içinde enerji ve konut sektörlerinin paylarının azalacağı, tarım, ulaştırma, turizm, eğitim ve sağlık sektörlerinin paylarının artacağı, diğer sektörlerin paylarının ise aynı seviyede kalacağı tahmin ediliyor.

2010’DA AĞIRLIK VERİLECEK PROJELER
2010 yılı içinde tamamlanarak ekonomiye kazandırılabilecek projelere, uygulamasında önemli fiziki gerçekleşme sağlanmış projelere, Yatırım Programı’nda yer alan ve dış finansmanı sağlanan projelerden önemli oranda fiziki gerçekleşme sağlanmış projelere, başlatılmış bulunan diğer projelerle bağlantılı veya eş zamanlı olarak yürütülmesi ve tamamlanması gereken projelere, mevcut sermaye stokunun daha etkin kullanılmasına ve korunmasına yönelik idame-yenileme, bakım-onarım, rehabilitasyon ve modernizasyon türü yatırım projelerine, afetlerin önlenmesi ve afet hasarlarının telafisine yönelik projelere, AB’ye üyelik yönünde ortaya konulan politika ve önceliklerin hayata geçirilmesi için sürdürülen çalışmaların gerektirdiği projelere, e-Dönüşüm Türkiye Projesi ve Bilgi Toplumu Stratejisiyle uyumlu projelere ağırlık verilmesi bekleniyor.

TURİZM GELİRLERİNİN 22.5 MİLYAR DOLARA ULAŞMASI HEDEFLİYOR
2010 yılında ihracatın yüzde 9.1 artarak 107.5 milyar dolara, ithalatın ise yüzde 14.2 artarak 153 milyar dolar seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Bu çerçevede, 2010 yılında dış ticaret açığının 45.5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. 2010 yılında 6.2 milyar dolar bavul ticareti ve 8.7 milyar dolar navlun ve sigorta geliri gerçekleşeceği ve böylece dış ticaret dengesinde 31 milyar dolar açık verileceği öngörülüyor. İhracat fiyatlarının yüzde 3.5, ithalat fiyatlarının yüzde 7.2 oranında artacağı ve böylece ihracat ve ithalatın reel olarak sırasıyla yüzde 5.4 ve yüzde 6.5 oranında artacağı tahmin ediliyor. Turizm gelirlerinin 22.5 milyar dolara, turizm giderlerinin ise 4.2 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. 2010 yılında hizmet gelirlerinin 35.8 milyar dolar, hizmet giderlerinin ise 16.6 milyar dolar olması, böylece hizmetler dengesinin 19.2 milyar dolar fazla vermesi bekleniyor. 2010 yılında gelir dengesinde 8.4 milyar dolar açık öngörülürken, cari transferler kaleminde 2.2 milyar dolar fazla öngörülüyor. Böylece, 2010 yılında cari işlemler açığının 18 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. 2009 yılında yüzde 1.8 olması beklenen cari açığın GSYH’ya oranının, 2010 yılında yüzde 2.8 seviyesinde gerçekleşeceği bekleniyor.

VERGİ GELİRLERİNİN YÜZDE 1.8 ARTMASI BEKLENİYOR
2010 yılında genel devlet vergi gelirlerinin GSYH’ya oranının kriz sonrası ekonomik toparlanmaya bağlı olarak bir önceki yıla göre 1.8 puan artarak yüzde 19.5 düzeyinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Vergi gelirlerinde öngörülen bu artışta, GSYH’ya oran olarak, ÖTV’nin 0.9 puan, ithalde alınan KDV’nin 0.4 puan ve dahilde alınan KDV’nin 0.2 puan artacağı tahmini belirleyici olduğu belirtildi. Genel devlet faktör gelirlerinin GSYH’ya oranının, bir önceki yıla göre 0.4 puan azalarak yüzde 5.4 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Bu gelişme üzerinde, GSYH’ya oran olarak, hazine portföyü ve iştirak gelirlerinin 0.3 puan, faiz, ikraz ve tavizlerden elde edilen gelirlerin 0.1 puan düşeceği tahmini etkili oldu.

SOSYAL GÜVENLİK PRİMLERİNDEKİ ARTIŞ YÜZDE 0.4 OLACAK
Sosyal güvenlik sisteminin finansmanı amacıyla özel ve kamu kesiminden elde edilen prim tahsilatlarının toplamı olan sosyal fon gelirlerinin, 2010 yılında bir önceki yıla göre 0.4 puan artarak GSYH’ya oran olarak yüzde 7.7 düzeyine yükselmesi öngörülüyor. Bu gelişmelerin yanı sıra, özelleştirme gelirlerinin 2009 yılına göre 0.6 puan artması sonucunda, genel devlet toplam gelirlerinin GSYH içerisindeki payının yüzde 33.5’ten yüzde 35.7’ye yükselmesi bekleniyor. Genel devlet faiz dışı harcamalarının GSYH’ya oranının 2010 yılında bir önceki yıla göre 0.6 puan artarak yüzde 34.4 düzeyine yükselmesi öngörülüyor.
GSYH’ya oran olarak 2009 yılında yüzde 6.6 düzeyinde gerçekleşmesi beklenen genel devlet açığının, 2010 yılında yüzde 4.7 olması tahmin ediliyor. Bununla birlikte, faiz giderleri ve özelleştirme gelirleri hariç tutulduğunda, 2009 yılında GSYH’ya oran olarak yüzde 0.6 düzeyinde açık vermesi beklenen genel devlet dengesinin, 2010 yılında yüzde 0.3 düzeyinde fazla vereceği tahmin ediliyor. KİT’ler dahil edilerek elde edilen ve DPT tanımı esas alınarak hesaplanan kamu kesimi genel dengesinin ise, 2009 yılında GSYH’ya oran olarak yüzde 6.4 düzeyinde açık vermesi ve söz konusu açığın 2010 yılında 2.2 puanlık bir düşüşle yüzde 4.2’ye gerilemesi bekleniyor. Ayrıca, 2010 yılında IMF tanımlı kamu kesimi dengesinin GSYH’ya oran olarak yüzde 0.3 düzeyinde bir açık vermesi öngörülüyor. 2010 yılında krizin etkilerinin azalacağı ve yeniden büyüme ortamına geçilerek mali dengelerde nispi bir iyileşmenin sağlanacağı öngörülüyor. Merkezi yönetim bütçe gelirlerinin, vergi gelirlerindeki toparlanmaya paralel olarak, GSYH’ya oranla 2009 yılına göre 1.5 puan artarak yüzde 23 düzeyine yükseleceği tahmin ediliyor.

HAZİNE PORFÖYÜ VE İŞTİRAK GELİRLERİNDE DÜYÜY BEKLENİYOR
İşsizlik Sigortası Fonu’nun elde edeceği faiz gelirlerinin dörtte üçü ile Özelleştirme Fonu’nun nakit fazlasının 2009 yılında olduğu gibi 2010 yılında da bütçeye gelir kaydedilmesi uygulamasına devam edilecek. Diğer yandan, hazine portföyü ve iştirak gelirlerinin 2010 yılında bir önceki yıla göre düşeceği tahmin ediliyor. Bu doğrultuda, 2010 yılında vergi dışı toplam gelirlerin GSYH’ya oranının bir önceki yılın seviyesini koruyarak yüzde 4.2 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. 2010 yılında, GSYH’ya oran olarak, bir önceki yıla göre, faiz hariç harcamaların 0.1 puan artması, faiz harcamalarının ise 0.3 puan azalması öngörülüyor. Böylece, 286.9 milyar TL olarak programlanan 2010 yılı merkezi yönetim bütçe harcamalarının GSYH’ya oranının bir önceki yıl seviyesinin 0.3 puan altına inerek yüzde 27.9 seviyesinde gerçekleşmesi hedefleniyor.

SERMAYE GİDERLERİNİN GSYH’YA PAYI YÜZDE 1.8
2010 yılında memur maaşlarına Ocak ayında yüzde 2.5, Temmuz ayında yüzde 2.5 oranında artış yapılacak. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4’üncü maddesi uyarınca sosyal güvenlik reformu öncesi memuriyet hayatına başlamış olan personelin ilaç ve tedavi giderleri karşılığında SGK’ya ödenecek geçici genel sağlık sigortası primi nedeniyle, 2010 yılında sosyal güvenlik kurumlarına ödenen devlet primi giderlerinin 2009 yılsonu tahminine göre GSYH’ya oran olarak 0.3 puan artarak yüzde 1.1 düzeyine yükselmesi ve 11.1 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. 2010 yılında genel bütçe vergi gelirleri performansının artması nedeniyle genel bütçe vergi gelirlerinden mahalli idarelere ve fonlara ayrılan paylarda da artış görüleceği öngörülüyor. Bu çerçevede, söz konusu harcama kaleminin 2009 yılsonu tahminine göre GSYH’ya oran olarak 0.2 puan artışla yüzde 2.3 düzeyine yükselmesi bekleniyor. İşsizlik Sigortası Fonu ile Özelleştirme Fonu’ndan, 2010 yılında da GAP Eylem Planı ile diğer ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımlarda kullanılmak üzere merkezi yönetim bütçesine kaynak aktarılmaya devam edilecek. Bu bağlamda, toplam sermaye giderlerinin 2010 yılında 18.9 milyar TL, GAP Eylem Planı kapsamında gerçekleştirilecek sermaye giderlerinin ise 5.4 milyar TL olması programlanıyor. Böylece, 2010 yılında sermaye giderlerinin GSYH içerisindeki payının yüzde 1.8 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.
Gelir ve gider beklentileri çerçevesinde, 2009 yılında 62.8 milyar TL ve GSYH’ya oran olarak yüzde 6.6 seviyesinde gerçekleşmesi tahmin edilen merkezi yönetim bütçe açığının, 2010 yılında 50.1 milyar TL ve GSYH’ya oran olarak yüzde 4.9 düzeyine gerilemesi hedefleniyor.  IMF tanımlı merkezi yönetim bütçesi faiz dışı açığının GSYH’ya oranının ise yüzde 0.8 seviyesinde olması hedefleniyor.

İÇ BORÇ ÇEVİRME ORANININ DÜŞÜRÜLMESİ HEDEFLENİYOR
Borç yönetimine ilişkin olarak, izleyen dönemde de önceki yıllarda olduğu gibi stratejik ölçüt uygulamasına devam edilecek. Bu kapsamda, 2010 yılında, borçlanma politikasının yürütülmesinde karşılaşılabilecek faiz ve döviz kuru risklerinin hafifletilmesi amacıyla, borçlanmanın faiz yenileme süresinin uzatılması ve ağırlıklı olarak TL cinsinden gerçekleştirilmesi, ortalama borçlanma vadesinin piyasanın elverdiği ölçüde uzatılması, iç borç çevirme oranının düşürülmesi hedefleniyor. Yıllık finansman gereğinin büyük bir kısmını oluşturan iç borçlanmalara ilişkin olarak, mevcut itfaların daha düzenli hale getirilmesi amacıyla ve stratejik ölçütlerle uyumlu olmak üzere, aktif borç yönetimi çerçevesinde geri alım ve değişim işlemlerine devam edilmesi öngörülüyor. DİBS yatırımcı tabanının genişletilmesi amacına yönelik olarak yeni enstrümanların geliştirilmesi ile perakende satış yöntemine ilişkin çalışmalara devam edilecek. DİBS birincil ve ikincil piyasasında etkinliğin artırılması amacıyla uygulanmakta olan piyasa yapıcılığı sisteminin sürdürülmesi planlanıyor. Ayrıca, ikincil piyasalarda sağlıklı bir verim eğrisinin oluşturulması ve DİBS alım-satım işlemlerinde likiditenin sağlanmasına yönelik olarak senetlerin azalan vadelerde yeniden ihraç edilmesi politikasına devam edilecek. Nakit ve borç yönetiminde oluşabilecek likidite riskinin azaltılması amacıyla yıl boyunca yeterli düzeyde rezerv tutulması hedefleniyor.

MAHALLİ İDARELER DENGESİNİN 2.8 MİLYAR TL AÇIK VERMESİ ÖNGÖRÜLÜYOR
2010 yılında, mahalli idare gelirlerinin 37.2 milyar TL, harcamalarının ise 40 milyar TL olarak gerçekleşmesi, mahalli idareler dengesinin ise 2.8 milyar TL açık vermesi öngörülüyor.
Mahalli idare gelirlerinin artışında belediye ve il özel idarelerinin özgelirlerinin artırılmasına yönelik düzenleme ile elektrik ve havagazı tüketim vergisinin tekrar belediyeler tarafından tahsil edilmesi etkili olacak. Mahalli idarelerin genel bütçe vergi paylarından, uzlaşma, kamuya olan diğer borçları ve vergi ve sosyal güvenlik primi gibi cari yükümlülüklerine mahsuben yapılacak kesinti oranının, yeni borç doğmasını engelleyecek ve borç stokunun azalmasına yardımcı olacak bir düzeyde tespit edileceği tahmin ediliyor. GSYH’ya oran olarak, döner sermayeli işletmelerin net bütçe fazlasının yüzde 0.04, dönem karının ise yüzde 0.13 civarında gerçekleşmesi hedefleniyor.

SGK’YA 57.7 MİLYAR TL’LİK BÜTÇE TRANSFERİ
Asgari ücretin 2010 yılı Ocak ve Temmuz aylarında yüzde 3 oranında, emekli aylıklarının ise Ocak ve Temmuz aylarında önceki altı aylık enflasyon tahminine göre sırasıyla yüzde 4 ve yüzde 2.4 oranlarında artırılması öngörülüyor. 2010 yılında prim yapılandırma geliri olarak 503 milyon TL elde edilmesi bekleniyor.  Çalışan kamu görevlilerinin sağlık harcamalarının 2010 yılı başından itibaren SGK’ya devredileceği ancak yeşil kart sahiplerinin sağlık harcamalarının program döneminde SGK’ya devredilmeyeceği öngörülüyor. Sosyal güvenlik kuruluşlarının toplam gelirlerinin 83.6 milyar TL, toplam giderlerinin 115.4 milyar TL ve gelir gider farkının 31.8 milyar TL olması öngörülüyor. GSYH’ya oran olarak, gelirlerin yüzde 8.13, giderlerin yüzde 11.22 ve açığın yüzde 3.09 olması hedefleniyor. 2010 yılında SGK’ya faturalı ödemeler, ek karşılıklar, emeklilere yapılan ek ödeme, devlet katkısı, hizmet akdiyle çalışanlar için 5 puan prim indirimi ve özürlü primi teşviki de dahil olmak üzere toplam 57.7 milyar TL tutarında ve GSYH’nın yüzde 5.61’i oranında bütçe transferi yapılması öngörülüyor.

İŞSİZLİK FONU’NDAN YAPILACAK TRANSFERLER
2010 yılında İşsizlik Sigortası Fonu’nun prim gelirinin GSYH’nın yüzde 0.32’si, faiz gelirinin GSYH’nın yüzde 0.44’ü, Fona yapılan devlet katkısının ise GSYH’nın yüzde 0,11’i oranında gerçekleşmesi bekleniyor. 5921 sayılı Kanun uyarınca, 2010 yılında Fonun faiz gelirinin yüzde 75’ine tekabül eden 3.398 milyon TL’lik kısmının Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamındaki projelerin finansmanında kullanılmak üzere merkezi yönetim bütçesine aktarılacağı, Fonun gelirlerinden 18-29 yaş arası genç istihdamı ve kadın istihdamını teşvik amacıyla uygulanan prim indiriminin maliyetine tekabül eden 137 milyon TL’lik kısmının SGK’ya transfer edileceği öngörülüyor. Ayrıca, 196 milyon TL tutarında kısa çalışma ödeneği harcaması yapılması bekleniyor. Bu çerçevede, Fonun toplam giderinin 5.011 milyon TL’ye ulaşması bekleniyor. Fon varlığının ise 45.5 milyar TL ile GSYH’nın yüzde 4,42’sine ulaşacağı tahmin ediliyor.
2010 yılında elde edilmesi beklenen özelleştirme gelirlerinin 4.9 milyar TL tutarındaki kısmının Özelleştirme Fonu’na aktarılması bekleniyor. Fonların kaynaklarının 4.3 milyar TL ile GSYH’nın yüzde 0.42’si, harcamalarının 4 milyar TL tutarla GSYH’nın yüzde 0.39’u, böylece 245 milyon TL tutarla fon sistemi finansman fazlasının GSYH‘ya oranının yüzde 0.02 seviyesinde gerçekleşmesi hedefleniyor.

TARIMSAL KİT’LERİN 3.9 MİLYON TON BUĞDAY ALMASI BEKLENİYOR
2010 yılında özelleştirme kapsamında izlenen kuruluşlar dahil KİT sisteminin finansman fazlasının GSYH’ya oranı yüzde 0.53 olarak programlanıyor. TEDAŞ’ın 2010 yılı kayıp-kaçak oranının yüzde 14 seviyesine gerilemesi hedefleniyor. Elektrik dağıtım bölgelerine ilişkin özelleştirme ihalelerinin 2010 yılı sonunda tamamlanması öngörülüyor. Tarımsal KİT’ler tarafından 3.9 milyon ton buğday, 9 milyon ton şeker pancarı ve 600 bin ton yaş çay yaprağı alımı programlanıyor. (ANKA)