Posts Tagged ‘kanser’

Güler, bir daha güler mi?

Güler Zere ismini duymayanlar hala var mı? Haber bültenlerini takip edenler, eline bir gazete alıp da göz atanlar ya da evinde internet olanlar, mutlaka duymuşlardır Güler Zere ismini. Tek cümle ile tanımlamak gerekirse; Güler Zere, 34 yıl cezaya çarptırılmış, son 14 yıldır cezaevinde olan bir kanser hastası. Cümlemin sonundaki “kanser hastası” tamlaması, Güler Zere’nin diğer tutuklulardan farkını da ortaya koyuyor aslında.Demokratik kurum ve kuruluşlar, Güler Zere’nin serbest bırakılması için haftalardır eylem yapıyor. Türkiye’nin birçok noktasında sürekli olarak Güler Zere serbest bırakılsın temalı eylemler düzenleniyor. Şöyle bir giriş yapalım:

Güler’in serbest bırakılması için bazı noktalarda oturma eylemleri yapıldı. Oturma eylemi yapan insanlar, soğuk yağmur dinlemedi, aylarca aralıksız oturdu.

Güler’in serbest bırakılması için birçok ilde açlık grevleri düzenlendi. İnsanlar, Güler Zere için aç kaldılar, talep aynıydı: Güler Zere serbest bırakılsın!

Güler’in serbest bırakılması için İstanbul’da her hafta düzenli olarak eylemler yapıldı. Taksim’de yapılan eylemlere binlerce insan katıldı.

Güler’in serbest bırakılması için afişler, sticker’lar, pankartlar hazırlandı. Her görüşten insanlar, düzenlenen bu kampanyalara katıldı.

Güler’in serbest bırakılması için çeşitli toplantılarda söz alan bakanlar ve yetkililer protesto edildi. Üniversite öğrencileriydi protesto edenler, hepsi Güler içindi.

Güler’in serbest bırakılması için düzenlenen eylemlerde, eylemciler gözaltına alındı. Dayak yedi; ancak kanser hastası bir tutuklu için dayak yemek de bir şey miydi?

Güler’in serbest bırakılması için birçok sendika ve kurumun da bulunduğu yüzlerce kişi, yetkili mercilere mektup gönderdi. Amaç, Güler Zere’yi gündeme getirmekti.

Güler’in serbest bırakılması için aylarca aralıksız olarak imza kampanyaları düzenlendi. Binlerce kişi “İmza atıyorum ki Güler Zere bırakılsın.” dedi.

Ya Güler nasıldı?

Güler Zere, birkaç kez ameliyat oldu. Ameliyattan sonra bile kelepçelenen elleri, zafer işareti yapıyordu; dünyanın çeşitli noktalarında mücadele eden ve zaferi kazanacağından şüphesi olmayan diğer tüm insanlar gibi. Güney Amerikalı devrimcilerin elleri belirdi Güler’in işaretinde. Irak’ta tecavüz edilip katledilen Abir’in elleri, Güler’in eli oluverdi. Ve şimdi Filistinli çocuk komutanların elleri, Güler’in ellerinde şekillendi. Tüm ezilenler ve katledilenler Güler’in elindeydi aslında, göremediniz mi o işareti? Belki de göremediniz…Ya Güler nasıldı?

Mektuplar yazdı Güler. Dışarıda kendisi için verilen mücadeleden haberdardı Güler; o nedenle umut dolu mektuplar yazdı. Herkese teşekkür etti. Umutluydu.

Ya Güler şimdi nasıl?

Güler Zere, artık beslenemiyor. Kendi ihtiyaçlarını gideremediğini söylememe gerek var mı? Ya da konuşamadığını mı söylesem size? Damağının alındığını söylesem nasıl olur? Kanserli virüslerin, farklı organlara sıçradığını hiç söylemese miydim? Bebek mamalarıyla beslenebilse biraz iyidi de; artık onlarla bile beslenemiyor ki. Damardan sıvı vitamin veriyorlar kendisine serumla. Ancak öyle bir halde ki; artık onu dahi kabul etmiyor Güler’in vücudu. Güler sizce kaç kilo? 40′ın altına düştüğünü üzülerek söylüyorum. Kaç gün kalmıştır sizce ömrü? Geri dönüşü olmadığı söylenen bu yoldan geri dönebilir mi?

Yukarıdaki paragrafta okuduğunuz durumların hiçbiri, 6-7 ay evvel yoktu. Güler Zere için yine umutlar azdı ancak; yaşama şansının olabileceği söyleniyordu. Yaşamasına yüzde 30 ihtimal veriyorlardı hatta. Düşününce ne kadar büyük bir oran değil mi? Bahsettiğimiz oran, dünyayı görmeme eşiğidir. Kapatın gözlerinizi, bir daha açamadığınızı düşünün. Siyahtan başka ne görüyorsunuz?

Güler, siyaha doğru giderken, şimdi onu serbest bırakmak da niye? Katlettiniz işte. Yaşama şansı varken neden serbest bırakmadınız? Hem kanunlarda da yazmıyor mu bu? Ölümcül hastaların, geçici tahliyesinden ya da dışarıda tedavi görmesinden bahsetmiyor mu? E bahsediyor, e siz katlettiniz Güler’i şimdi. İnsan katletmek, sadece silahla, bıçakla olmaz ki? Ne olacak şimdi? Birisi söylesin bana.

Güler, bir daha güler mi?

700 kritik ilaç pazartesi eczanelerde olmayacak

“Devlet iskontoyu yüzde 11’den 24’e çıkardı. Eski iskontodan alınan ilaçlarda zararımız giderilmiyor” diyen eczacılar, 700 çeşit ilacı depolara iade ediyor

Türk Eczacıları Birliği, Kamu Kurum İskontosu’nun yüzde 11’den yüzde 24’e çıkartılmasının ardından ilaç şirketlerinin eczanelere yüksek fiyattan ilaç satmayı sürdürdüğünü belirterek stoklarında bulunan ve 2 Kasım Pazartesi günü fiyatı düşecek tüm ilaçları depolara iade kararı aldı. Bu ilaçlar arasında bazı antibiyotikler, yüksek tansiyon, kanser ve şeker hastalığı ilaçları da bulunuyor.
Türk Eczacılar Birliği, dün bir açıklama yaparak, bazı ilaç üreticilerinin, yeni iskonto oranıyla oluşacak fiyat düşüşlerinin tüm maliyetinin eczanelere kalmaması için yaptıkları anlaşmaya uymadığını, stok maliyetini üstlenmekten vazgeçtiklerini açıkladı.
Bunun üzerine fiyatları 2 Kasım’da düşecek 700 ilacı depolara iade kararı aldıklarını açıklayan Birlik, “Kaos olmaması için uygulamanın ertelenmesi ya da yetkililerin soruna çok acil çözüm üretmesi gerektiğini” kaydetti.
Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu‘na defalarca başvurduklarını, ilaç sanayi ile bir dizi görüşme yaptıklarını anlatan Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Özgür Özel, şunları söyledi:

Depolara iade ediliyor
“21 Ekimde, ’sorun aşıldı’ duyurusu yaplıdı. Ancak ilaç sanayi, eczanelerde oluşacak stok zararının telafisi için belirlenen yöntemi uygulamaktan vazgeçti. Bu gelişme üzerine, ilaç fiyat düşüşlerinin tüm bedelini eczaneler karşılayamayacağından Türk Eczacıları Birliği ve bölge eczacı odaları, stoklarında bulunan ve 2 Kasım Pazartesi günü fiyatı düşecek olan tüm ilaçları depolara iade kararı aldı. Hafta sonu iade edilecek. 15 bine yakın eczane iade edeceği ürün listesini bildirdi. 2 Kasım Pazartesi gününden itibaren 700 kalem ürün eczanelerde bulunmayacak.”

Zararını hastaya
“Filler tepişirken alttaki karıncalar eziliyor. Burada karıncılar, hastalarla eczacılar oluyor” diyen Özel, ilaç fiyatlarının düşmesinden değil, eczacıların zararının karşılanmamasından rahatsız olduklarını söyledi. Kritik bir hafta sonu geçireceklerini, uygulamanın ertelenmesi ya da yetkililerin soruna çok acil çözüm üretmesi gerektiğini ifade eden Özel’in verdiği bilgiye göre, serbest eczanelerden halka yoğun olarak satılan 3 bin 500 kalem ilaç bulunuyor.
Yapılan düzenlemeyle bu ilaçlardan 700’ünün fiyatlarında düşüş meydana geldi. Fiyatı düşen ilaçlar arasında çok sayıda antibiyotik, yüksek tansiyon, kanser ve şeker hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlarla hastaların röntgen çekilirken kullandığı ürünler bulunuyor.
4 Aralık’ta 1600 kalem ilacın daha fiyatının düşeceğine dikkati çekerek, “Bugün bu sorunu çözemezsek, aralık başında daha büyük bir kriz söz konusu olabilir” dedi.

Sorunun kaynağı yeni uygulama
18 Eylül’de yapılan düzenleme ile 700 kalem ilaca uygulanan Kamu İskontosu yüzde 11’den yüzde 24’e çıkarıldı. Bu ilaçlar daha  ucuz satılacak. Ancak eczaneler, daha önce yüzde 11 iskontoya göre alınmış ilaçlardan zarar edecekleri gerekçesiyle 45 günlük bir geçiş süreci ve firmaların eczanelere satışında yeni iskonto oranlarının derhal uygulanmasını istedi.
Bu konuda daha önce üreticilerle anlaştıklarını belirten eczacılar, ilaç şirketlerinin kamu iskontosunda devletin tek taraflı karar aldığı gerekçesiyle ilaçları yüksek fiyatla eczanelere satışına devam ettiğini belirtiyor. Eczacılar, yüksek fiyattan aldıkları ilaçlar konusundaki kayıplarını ilaç şirketleri gidermeye yanaşmadığı için 700 ilacı depolara iade kararı aldıklarını savunuyor.