19
2010
Bir Tek Sen Eksiktin…
Yorgun geçen bir günün ardından beklenmeyen şeylerin öğrenildiği ve yerini suskunluğa bırakılan bir aşka yazmak istedim bu yazımı.. Uzun zamandır kişisel daha doğrusu aşk üzerine birşeyler yazmıyordum fakat onları normal hayatta yaşıyordum.. Ama ogün bir garip oldu be günlük.. Hiç beklemediğim şeyler öğrendim.. Akşam üzeri arkadaşlar deniz kenarında toplanmak istediler.. Bende kıramayıp kısa bir süre de olsa yanlarına gitmek istedim.. Fakat tahmin edersiniz ki ortam içkiliydi.. Hayır yani tamda bir daha içmeğeceğime dair kendime söz [...]
6
2010
Beslediğiniz Kurt
Cherokee kabilesinin yaşlılarından biri torunlarına eğitim veriyordu. Onlara dedi ki: İçimde bir savaş var. Korkunç bir savaş. İki kurt arasında.. Bu kurtlardan birisi; Korkuyu, öfkeyi, kıskançlığı, üzüntüyü, pişmanlığı, açgözlülüğü, kibri, kendine acımayı, suçluluğu, küskünlüğü, aşağılık duygusunu, yalanları,yapmacık gururu, üstünlük taslamayı ve egoyu temsil ediyor. Diğeri ise; Zevki, huzuru, sevgiyi, umudu paylaşmayı, cömertliği,dinginliği, alçakgönüllülüğü, nezaketi, yardımseverliliği, dostluğu,anlayışı, merhameti ve inancı temsil ediyor. Aynı savaş sizin içinizde de sürüyor ve diğer tüm insanların içinde.. Çocuklar anlatılanları anlamak [...]
26
2010
Fast Food Aşk
Nereye koşuyoruz bilmiyorum, bu acele niye, nereye yetişmeye çalışıyoruz, hayatı bir ucundan yakalamak ve onun peşinden sürüklenmek, yaşanabilme – yaşayabilme ihtimaline takılı kalmak, kaçırdığımız bir şeyler olduğu fikriyle her şeyi yarım yaşamak, sonunu tahmin ettiğimiz bir filmi yarıda bırakmak, ilk sayfasından sonra her kitaptan sıkılmak, başlamadan bitirmek. Aynı tatları aldık aynı olduk. Fast-food gençliği aynı annenin çocukları. Özlediklerimiz, istediklerimiz, yaşadıklarımız, aşklarımız aynı. Hayallerimizi dondurucuya kaldırdık, unuttuk isteklerimizi.hoşça vakit geçiriyoruz. Aynı tatlar sardı etrafımızı ayıramaz olduk [...]
31
2009
Çin Malı Nesillerin Çin Malı Sevdalarını Yaşar Olduk
İlham dediğin ‘’ çiş ‘’ misali der, ünlü alman yazar Bertolt Brecht; ne zaman geleceği belli olmaz. Bu öyküde ansızın geldi aklıma; hiç tasarlamadan bastım puntoları. Başlığı yazdığımda belleğimden bir hatıra canlandı. Belki de bu öyküye örnek teşkil edebilecek bir hatıra. Zaman akıp giderken belleğimize sıkışan param pörçük düşünceler böyle anlarda bir bütün olup çıkıverir karşımıza. Bazen bir sohbet esnasında sarf edilen bir sözcük ışık tutar eserimize. Aylarca başlamak üzere uğraşılan bir romanın ilk cümlesini [...]


